Anasayfa / Kimdir / Walt Whitman Kimdir-Hayatı
walt whitman kimdir?

Walt Whitman Kimdir-Hayatı

Walt Whitman, 31 Mayıs 1819’da Long Island, West Hills’de doğdu. Marangoz olan babasının, Long Island’da çiftlik kurma hevesi başarısızlıkla sonuçlanınca, adamcağız ailesini 1823 yılında Brooklyn’e taşıdı. 1825’le 1830 yılları arasında, Whitman, görüp göreceği tek resmi okul eğitimini aldı. Sonraki dört yıl boyunca, baskı mesleğini öğrenmek için çıraklık yaptı.

Walt Whitman’ın Kariyeri

Daha sonraki yirmi yıl süresince yaptığı farklı işler, şiirlerinden birinde, tıpkı bir katalog gibi şöyle sıralanıyor: öğretmenlik, birçok gazetenin editörlüğü, basımcılık, marangozluk, emlakçilik, kırtasiyecilik… Boş zamanlarında durmadan okuyordu, aynı zamanda tutkulu bir tiyatro ve opera düşkünüydü. Ayrıca, hiç dur durak bilmeden, Manhattan ve Brooklyn sokaklarında yürür, genç erkeklerle tanışır ve isimlerini ve özelliklerini büyük bir titizlikle defterine geçirir, katalog hazırlardı. Aynı defterlere başka gözlemlerini de yazıyordu. Bunlar yavaş yavaş bir şiir kitabı halini aldı. Kitap 1855’te, Leaves of Grass (Çimen Yaprakları) olarak yayımlandı. Yaşamının geri kalan bölümünü ise, bu eseri, son versiyonu 1892’de yayımlanana kadar, yeniden gözden geçirmek ve sekizinci baskıya kadar genişletmekle geçirdi. Şiirlerinin ilk basımının önsözünde, amaçlarını şöyle açıklamıştı: “Amerikalılar, yeryüzünün herhangi bir döneminde gelmiş geçmiş tüm ülkeler arasında, büyük olasılıkla, en şiirsel doğaya sahip kişilerdir. Aslına bakarsanız, Birleşik Devletlerim kendisi, esasen en büyük şiirdir.”Ralph Waldo Emerson’ın, Leaves of Grass’m ilk baskısını, Amerika’nın şimdiye dek yetiştirdiği “en olağandışı nükte ve zekâ eseri” olarak değerlendirmesine karşın, Whitman, kamuoyu onu onaylayana kadar, yıllarca beklemek zorunda kaldı.

Walt Whitman Şiirleri

Leaves of Grass’ın ilk basımında, bedeni ve seksi güzel olarak yorumlamıştı. 1860’da yayımlanan üçüncü basımda ise, Whitman, açıkça homoseksüel arzu içeren şiirleri, “Calamus” (Hintkamışı) adını verdiği bir bölümde topladı. Aşağıdaki satırlar, bu şiirlerin kolayca anlaşılabilecek erotizminin tipik örneğidir.

Bir anlık görüş
Bir an gördüm onu, bir aralıktan, gözüme çarptı,
İşçi ve sürücü kalabalığının arasından, bir barda, ocağın etrafında, bir kış gecesinde, geç saatlerde ve birden, bir köşede oturan onu fark ettim.
Beni seven bir genci ve benim de sevdiğim genç yavaş yavaş yaklaştı ve yanıma oturdu, elimi tutabilmek için Ve işte ikimiz, birlikte olmaktan mutlu, mesut, çok az konuşarak belki de bir kelime bile konuşmayarak.

Walt Whitman Yardım Sever Bir Sanatçıydı

Leaves of Grass’ın “Calamus” bölümünün başka bir yerinde, Whitman’ın itiraf ettiği gibi: İşte benim en zayıf, en narin yapraklarım, ama yine de en uzun dayananları. İşte ben düşüncelerimi burada koruyor, burada gizliyorum, onlan kendim teşhir etmiyorum, oysa onlar beni teşhir ediyorlar, diğer tüm şiirlerimden daha fazla. Whitman, İç Savaş sırasında, Washington, D.C/deki ordu hastanelerinde, gönüllü hastabakıcı olarak çalıştı. Savaşın Whitman üzerindeki derin etkisi, Leaves of Grass’deki “Drumtaps” (Trampet Sesleri) şiirlerinde, sancılı bir biçimde yansıtılır. Başkan Abraham Lincoln’un suikast sonucu öldürülmesi üzerine duyduğu acı, When Lilacs Last in the Dooryard Bloomc’d’u (Bahçe de Son Leylaklar Açtığında) o büyük ağıtı yaratmıştır.

walt whitman kimdir?

Hastane çalışmaları nedeniyle kamuoyunun ilgisini çeken Whitman, 1865’te Hindistan bölümüne kâtip olarak alındı. Fakat altı ay sonra, Whitman’m şiirlerini okuyan ve açık saçık bulan İçişleri Sekreteri James Harlan tarafından işine son verildi. Kısa bir süre sonra Whitman, on sekiz yaşmda bir Güney İrlandalI, Peter Doyle ile tanıştı. Eski bir savaş tutuklusu olan Doyle, Washington’da at arabası sürücülüğü yapıyordu. Daha sonraki yıllarda, ilk karşılaşmalarını, Doyle şöyle anımsayacaktı: “Waltun üzerinde bir battaniye vardı -omuzlan üzerine atılmışti- yaşlı bir gemi kaptanına benziyordu. Tek yolcu oydu, yalmz bir geceydi, o nedenle canım onunla konuşmak istedi. İçimden gelen bir ses böyle yapmamı söylüyordu, onda olan bir şey, beni o yöne çekiyordu. Bende olan bir şeyin de, aynı etkiyi onda yarattığını söylerdi. Her neyse. Arabaya bindim. Bir anda birbirimizle samimi olduk -elimi dizinin üzerine koydum- anlamıştık. Yolculuğun bitiminde arabadan inmedi ve tüm geri dönüş yolu boyunca benimle birlikte geldi… O andan itibaren dünyanın en iyi iki dostuyduk.

Walt Whitman’ın Hastalık Dönemi

Whitman’ın bu ilişkiyi kendi açısından ele alışı ise, Doyle’dan çok daha acı vericiydi. Defterlerinde, Doyle’a karşı duyduğu, “sonu gelmeyen anormal heyecan”dan söz ediyordu. Kırmızıyla yazılmış, erkeğe duyulan aşkı ifade eden çağdaş phrenolojik terim bağımlılık başlığı altında, kendi kendini uyarıyordu: “Bu bağımlı olma özelliğini bastırmaksın. Aşırıya kaçmış bir şey bu, yaşamı bir işkenceye çeviriyor. Bütün bu hastalık, hummalı, gereğinden fazla bağımlılık.

1873 yılında Whitman’a, inme indi ve yarı felçli kalmasına sebep oldu. Toparlanmak amacıyla, Doyle’ı geride bırakarak, erkek kardeşinin evine, New Jersey, Camden’a taşındı. Camden’daki bir basım evinde, Harry Stafford adında, on sekiz yaşında bir gençle karşılaştı. Harry, ailesiyle tanıştırmak üzere onu evine götürdü. Kısa bir süre sonra, Whitman, Stafford ailesinin yanında kalmaya başladı. Bazen bu ziyaretler haftalar sürüyordu. Daha sonra sadece inmenin etkilerinden kurtulmasını değil, yaşamını da, Harry’ye borçlu olduğunu iddia edecekti. Delikanlıya giysiler satın aldı, ona evlilik yüzüğü anlamına gelen bir armağan verdi. Daha sonra, natüralist John Burroughs’ı ziyaret etmek için New York, Esopus’a gidecekleri zaman, Whitman, önceden şöyle bir mektup yolladı: “Yeğenim ve ben yolculuk yaparken, hep aynı odayı ve aynı yatağı paylaşırız.” Daha sonra, Burroughs, günlüğünde şöyle yakmacaktı: “Onları katiyen zamanında kahvaltıya kaldıramıyorum.”

Walt Whitman Hastalıktan Sonrası

Her şeye karşın, ilişkileri tökezlemeye başlamıştı. Biyografi yazan Phillip Callow şöyle yazıyor: “(Harry) Whitman’m ondan ne istediğini bir türlü anlayamıyordu. Adamın annemi, babamı olduğunu, sonsuza dek bir dost mu olduğunu, yoksa evlilik düşleyen, potansiyel bir kocamı olduğunu çıkaramazdı. Aslında, Whitman bunların hepsi, hatta daha fazlasıydı. Hıristiyanlığını yitirmiş olduğu sosyal bir bağı yeniden icat ediyor, sahtekârca, kimlikten kimliğe giriyor, kendini sonsuza dek gizliyor; ama daima, kendini ortaya koyma noktasında bulunuyordu.” Öfke ve çaresizlikle dolu Harry, Whitman’a şöyle yazıyordu: “Ne zaman yukarı odama çıksam, her seferinde, yukaru çıkarken olduğumdan çok daha kötü duygularla aşağı iniyorum. Çünkü ilk gördüğüm şey, senin resmin oluyor… Ve aşağıya, oturma odasına indiğimde, orada da aynı resim asılı oluyor. Ve ne zaman bir şey yapsam, ya da bir şey söylesem, hep, resim bana bakıyormuş gibi geliyor.”

Walt Whitman Ölümü

Bağımlılıktan sürekli tedirginlik duyan Whitman, yavaş yavaş kendini delikanlıdan uzaklaştırdı. 1879 yılında, sağlığı, Batı Amerika’ya yolculuk yapabilecek kadar iyileşmişti. 1884’te ise, Leaves of m Philadelphia baskısının getirdiği bir kazanç sayesinde, şair, Camden’da kendine ait bir ev satın alabilecekti. Bu arada yeni bir inme gelmiş olmasına karşın, Whitman, Leaves of Grass’i yeniden düzenlemeye devam etti: “Boşboğazlık,” diyordu, “sonuna kadar”. 26 Mart 1892’de, New Jersey, Camden’da öldü.

Walt Whitman Arkadaşları

En büyük Amerikalı şairlerden biri olan Whitman’m homoerotik arzuyu açık açık ele alması, Edward Carpenter ve J. A. Symonds gibi, zamanının öncü eşcinsel yazarları üzerinde derin bir etki yaratmıştır. Carpenter, 1877’de Whitman’i ziyaret etti. Symonds ve Whitman ise sürekli olarak mektuplaştılar. Yine de Symonds, Whitman’a “Calamus” şiirlerindeki homoseksüel betimlemeleri sorduğunda, Whitman -belki de sahtekârlık yaparak- bu tür soruların “onu oldukça sersemlettiği” yanıtını vermiş ve “marazi çıkarımlar” terimini kullanarak, içeriklerindeki olasılıkları da inkâr etmişti.

walt whitman sözleri

Walt Whitman Şiirlerinin Anlamı

Whitman, “Calamus” şiirlerinde neler döndüğüne ilişkin ne düşünmüş olursa olsun, bunlar yine de, on dokuzuncu yüzyıl sonlarında ve yirminci yüzyıl başlarında, gelişmekte olan eşcinsel bilincinin marşları olarak yorumlanmıştı. 1922 yılı geldiğinde, Carpenter, şu cesur iddiada bulunabiliyordu: “Whitman olayında bir ya da daha fazla erkek arkadaşına en içten bağlarla bağlanmış olan Whitman olayında yeni bir organik ilhanım ve yeni bir yaşam gücünün doğmakta olduğunu görüyoruz. Onun şürleri, bu gücü tüm yönlere doğru yaymaktadır. Binlerce insan, bunları ilk okudukları andan itibaren, yaşamlarında yeni bir dönem başlatmışlardır. Bu sürecin ne denli uzağa gidebileceğini henüz pek biliyor sayılmayız. Ama gelecekteki gelişmenin faktörlerinden bir tanesi olduğundan kuşkumuz yok. Şunu söylemek istiyorum: Erkeklerin birbirlerine duydukları aşklar ve aynı şekilde, kadınların birbirlerine duydukları aşklar gelecekteki insan gelişiminin faktörleri olabilirler. Hem de, ırkın üremesiyle sonuçlanan… Bildiğimiz aşklarla aynı derecede gerekli ve kabul görmüş faktörler olarak!”

Walt Whitman Homoseksüel Eserleri

Whitman, ilk homoseksüel hakları hareketi için, müthiş derecede etkin bir kişi olmuştur. Şiirleri, gençlikte, bir gizli eşcinsel duyarlılığı harekete geçirmiş, kişiliği ise, sağlam ve zorlayıcı bir cinsel varlığı yansıtmıştır. O, bir anlamda, bizim ilk çağdaş eşcinsel yazarımızdı. Daha doğrusu o, eserlerinin, kendileri için yazılmış olduğunu hisseden ve onu okurken, kendileri gibi olanlarla adeta bütünleştiklerini düşünen bir homoseksüel izleyici topluluğu tarafından okunan bir yazardı. Whitman, eşcinsel arzunun dilini yarattı. Var olduğunu seslendirmeye cesaret edemeyen bir aşk biçimine ses verdi. Üstelik kendisi, ona isim verecek kadar ileri gitmediği halde! Onun etkisinin günümüze kadar sürdüğü, Hart Crane, Federico Garda Lorca ve Ailen Ginsberg gibi, çok önemli yirminci yüzyıl eşcinsel şairlerin de, ondan etkilendikleri gözlenmektedir. Ailen Ginsberg’in insanı ürpertecek kadar melankolik şiiri, “Walt Whitman in the Supermarket” ( Walt Whitman Süpermarkette), antolojilere en sık çağdaş Amerikan şiirlerinden biridir.

Bunu kaçırma!

John F Kennedy Kimdir

Kennedy Kimdir? John F. Kennedy Suikasti

Kennedy, ABD’nin en genç başkanı Kennedy iki yıllık görev süresi içinde barış umudu için bir …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir