Anasayfa / Kimdir / Vladimir Lenin Kimdir? Lenin’in Hayatı ve Ölümü
Vladimir Lenin ve Stalin

Vladimir Lenin Kimdir? Lenin’in Hayatı ve Ölümü

Vladimir Lenin, Rus sosyalist devrimci ve politikacıdır. Ekim Devrimi’nin lideri ve Sovyetler Birliği’nin (SSCB) kurucusudur. Marksist-Leninist ideolojinin fikirsel önderliğini yapmıştır.  Tam adı Vladimir İlyiç Ulyanov’dur. Lenin 22 Nisan 1870’de Simbirsk’de doğmuş ve 21 Ocak 1924’de Moskova’da beyin kanamasından ölmüştür.

Leninizmin başlıca kuramcısı parti ve işçi sınıfı arasında kesin bir ayrım yapılmasını savunarak komünistlerin diktatörlük rejimi için gerekli ön koşulları hazırladı. Lenin’in düşünceleri çok geniş bir uygulama alanı bulmakla beraber, amaçladığı dünya devrimi gerçekleşmedi.

Lenin’in Hayatı

Okul müfettişi bir babayla bir fizikçi kızı annenin altı çocuğunun üçüncüsü olarak Ulyanov soyadıyla (adı 1911’de değişti) Simbirsk’de dünyaya geldi. 17 yaşındayken siyasi düşüncelerine damgasını vuran önemli bir olay yaşadı. En büyük ağabeyi olan Aleksandır, Çar III. Nikola’ya düzenlenen suikaste karıştığı için ölüm cezasına çarptırıldı. Her ne kadar ailesi bundan böyle suçlu olarak kabul edildiyse de, Lenin öğretmeninin aracı olması sayesinde Kazan Üniversitesi Hukuk Fakültesine (1887 güzü) kaydını yaptırabildi. Birkaç ay sonra bir öğrenci gösterisine katılınca, üniversiteyi terk etmek zorunda bırakıldı. 1891’in sonunda Sen Petersburg Üniversitesinden diploma almayı başardı.

1895: Tutuklanması ve Sürgüne Gönderilmesi

1893’de Marksist bir gruba katıldı. İki yıl Batı Avrupa’da kaldıktan sonra 1895 güzünde İşçi Sınıfının Kurtuluşu İçin Petersburg Mücadele Birliğini kurdu. Aynı yılın Aralık ayında tutuklanarak bir mahkeme tarafından 15 ay hapis ve ardından Sibirya’ya sürgün cezasına çarptırıldı (1897’den sonra). Burada, Sen Petersburg’dan tanıdığı Nadeşda Krupskaya ile karşılaştı; 1898’de de evlendiler.

1900’dan Sonra: Leninizm ve Gelişimi

Lenin 1900’de serbest bırakılınca, Rusya’yı terk etti. Sürgünde devrimci programının kuramsal temellerini geliştirdi. Ne Yapmalı (1902) adlı yazısında “proletaryanın öncü gücü” olarak sıkı örgütlenmiş bir devrimci partinin kurulmasını talep etmekle parti ve işçi sınıfı arasında oluşturduğu kesin ayrılıkla ilk Marksist temel anlayışa karşı geldi. Bunun üzerine Troçki, Lenin’i “Proletaryanın Diktatörlüğü”nü değil, “Proletaryaya Hükmeden Bir Diktatörlük” istemekle suçladı. Buna karşın Lenin Rusya Sosyal Demokrat İşçi Partisinin (RSDIP) Brüksel’de toplanan 2. Parti Kongresinde oyların çoğunu toplayabildi (1903). Bunun bedeli, partinin Menşevik (azınlık) ve Lenin’in önderliğini yaptığı Bolşevik (çoğunluk) olarak ikiye yarılması oldu.

1917: Ekim Devrimi

Lenin 1. Rus Devrimi sırasında 1905’te St Petersburg’a geldi ve ayaklanmanın başarısızlığa uğraması üzerine Paris’e kaçtı. Çar devrildikten sonra, Lenin 16.4.1917 tarihinde yurduna döndü. Zırhlı bir tren vagonunda Almanya ve İsveç üzerinden Rusya’ya geldi. Geldikten bir gün sonra, devlet mekanizmasının kırılmasının yanısıra bir toprak reformu ve üretim araçlarının devletleştirilmesini öngören Nisan Tezlerini yayınladı. İç savaş sırasında Lenin Finlandiya’ya kaçmak zorunda kaldı. Burada hazırladığı silahlı ayaklanma Ekim Devrimiyle sonuçlandı.

Bolşevikler 7.11.1917 tarihinde iktidarı kesin bir biçimde ele geçirdiler. Lenin bir sovyetler sistemi başlatarak Halk Komiserleri Konseyi Başkanı olarak (8.11.1917’den sonra) devletin başına geçti. 30.8.1918 tarihinde sosyalist devrimci Fanny Kaplan’ın suikast girişiminde Lenin ağır yaralandı.

Dış politikadaki hedefleri arasında 1919’da kurulan Komünist Enternasyonal (Komintern) aracılığıyla “Dünya Devrimi”ni gerçekleştirmek de vardı. Tarihsel hareketin uzun vadeli diyalektik süreci konusundaki düşüncesi sayesinde kapitalist ekonominin bazı yöntemlerinin uygulanmasına sınırlı da olsa izin veriyordu. (Yeni Ekonomi Politika, NEP).

1919’dan Sonra: İktidara Yoğunlaşması

1918’de kurulan KP (Komünist Partisi) ülkeye tek başına egemendi. Lenin iktidarı mümkün olduğunca az elde birleştirmeyi amaçladığından, 1919’da kurduğu Politbüro ile küçük bir yönetici azınlık yaratmış oldu. Bundan iki yıl sonra fraksiyon kuruluşunu yasaklayarak partiden ayrılmak isteyenlerin parti çatısı altında kalmalarını sağladı. Bu otoriter önlemiyle nasıl felaketlere gebe bir gelişme başlattığını çok geç anladı. Bu mekanizmanın gücü, kitlelerin özgürlüğünü azaltmak pahasına artıyordu.

SSCB’nin Kurluşu: 30 Aralık 1922

SSCB’nin kuruluşundan sonra (1922) Komünist Parti genel sekreteri olarak gücü giderek büyüyen Josef Stalin’i, Lenin en büyük tehlike olarak görüyordu.

Lenin’in Ölümü: 1924

Geçirdiği iki beyin kanamasından sonra zayıf düştü, 1923 yılının Ocak ayında vasiyetine yaptığı bir eklemeyle Stalin’in görevden alınmasını istedi. Ne var ki ölümcül hastanın isteği yerine getirilmedi. Lenin 53 yaşında, üçüncü beyin kanamasını geçirdikten sonra yayınlanan resmi bültene göre “aşırı beyinsel faaliyet sonucu” beyin damarları sklerozundan öldü(21 Ocak 1924). Kişisel tapınma olayından her zaman nefret etmiş olan bu insanın sonunda tahnit edilerek müzede teşhir edilmesine kadar varan, bir kahraman olarak büyük saygı göreceği bu ölüm ilanında da kendini göstermişti.

Resim kaynağı: By ? (Retouched by AM (talk)) – http://www.skmrf.ru/old/xobby/stalin_3/stalin_3.htm, Kamu Malı, https://commons.wikimedia.org/w/index.php?curid=707497

Bunu kaçırma!

Helmut Kohl Almanya Şansölyesi

Helmut Kohl – Birleşik Almanya’nın Şansölyesi

Helmut Kohl, CDU (Almanya Hıristiyan Demokratik Birlik Partisi) lideri (1973’ten beri) ve Federal Almanya Cumhuriyeti …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir