Anasayfa / Genel Kültür / Tarih / Tarih Öncesi Çağlar Hakkında
tarih öncesi çağlar

Tarih Öncesi Çağlar Hakkında

Tarih öncesi çağlar nelerdir? Tarih öncesi çağlar hangi yıllar arasındadır? Tarih öncesi devirler ve ilk insanlar hakkında bilmek istedikleriniz.

Tarih öncesi milattan önce 3000 dolaylarına kadar olan zaman aralığıdır. Tarih öncesi dönem insanlığın yazıyı bulmadan öncesini anlatır.

Tarih öncesi yani bilimsel adı ile Prehistorya olarak anılır. Latince önce anlamına gelen “prae” ve Yunanca tarih anlamına gelen “istoría” kelimelerinin birleşmesinden bilimsel adını almıştır: Pehistorya.

İlk İnsanlar ve İlk Yazı

Tarih öncesi dönemler arkeologlar tarafından incelenir ve bu dönemleri inceleyen bilim dalı arkeoloji’dir. Günümüzdeki tarih öncesine ait bütün veriler arkeologların yaptığı kazı ve araştırmalar ile sağlanmıştır. Tarih öncesi dönemlerin uzunlukları dünya üzerindeki bölgelere göre farklılık göstermektedir. İlk insanlara ait deliller 2,5 milyon yıl öncesine kadar dayanmaktadır.

ilk yazı alfabesi

İnsanlığa ait ilk yazı örnekleri medeniyetin beşiği sayılan Mezopotamya bölgesinde ve Mısır bölgesinde bulunmuştur. Bu yazı örnekleri yaklaşık olarak aynı dönemleri işaret ediyor ve kayıtlara göre ilk yazı M.Ö. 3000 yıllarının başlarında kullanılmaya başlamış.

Tarih Öncesi Çağlar Nelerdir? Prehistorik Çağlar

Taş Devri
– Eski Taş Çağı, Yontma Taş Devri, Paleolitik Çağ: 2,5 milyon yıl – M.Ö. 12000
– Orta Taş Çağı, Avrupa’da Mezolitik Çağ, Ön Asya’da Epipaleolitik: M.Ö. 12000 – M.Ö. 9000
– Cilalı Taş Devri, Neolitik Kültür Evresi: M.Ö. 9000 – M.Ö. 5500

Bakır Devri
– Erken Kalkolitik,Orta Kalkolitik, Geç Kalkolitik: M.Ö. 5000 – M.Ö. 3000

Tarih Öncesi İnsanlar

İnsanlığın kökenleri uzun yıllardık en çok tartışılan konulardan birisi, yine de bu konuda bir çok soru kesin olarak yanıt bulabilmiş değildir. Hominidlere ait ilk kanıtlar Afrika Kıtasında bulunmuştu. Hominidler evrimdeki son halleri olan modern insana yani homo sapiens olarak ortaya çıkmalarından önce toplam 6 milyon yıl süren bir fiziki gelişim ve değişim geçirmişlerdir.

Tarih öncesi insan türü acımasız çevre koşullarına rağmen üstük akıllarını ve adaptasyon yeteneklerini kullanarak hemen hemen dünyanın her bölgesinde ve her türlü koşulda yaşamayı başarmışlardır. Dünyanın en sıcak yerlerinden en soğuk bölgelerine ormanlık alanlardan çöllere kadar çoğu farklı bölgede tarih öncesi insan izlerine rastlanabilir.

İlk insanların sosyal zekası geliştikçe diller doğmaya başlamıştır. İletişim kabiliyeti gelişen ilk insanlar elbirliği ile sorunları çözme konusunda daha profesyonel hale gelmeye başlamıştır. Zaman ilerledikçe insanlar kendilerini ifade etmeyi öğrendiler ve bunu geliştirdiler.

İlk insanların psikolojik özelliklerinden birisi ölümlü olduklarının bilincinde olmaları idi. Ölümlü olmanın bilincinde olan ilk insanlar günümüzde de mevcut olan çeşitli dinsel kültürlerin tohumlarını atmışlardır. Tarih öncesi insanlardan kalma mezarlıklar ve çeşitli defin ritüellerini geliştirmiş olmaları bu durumun kanıtlarındandır. Kültürler ise aileleri ve toplulukları birbirine kenetleyen ana unsur olmuştur. Avcılar ve toplayıcılar çiftçilere, mağara adamları ise köylülere dönüşmüşlerdir.

Kısaca Modern İnsanın Doğuşu

İlk kentlerin oluşması binlerce yıl öncelere denk gelir ve toplumsal farklılaşma ile birlikte de kentler oluşmaya başlar. Modern kültürlerin tohumları insanların toplu hayata geçtiği bu zamanlarda atılmıştır.

İnsanların çiftçiliği öğrenmeleri ile birlikte toplu hayata geçişleri hızlanmıştır. Toplu hayata geçen insanlar kendilerine daha korunaklı evler inşa etmeye başladı ve hem kendilerini güvende hissettiler hem de daha kolay yiyeceğe ulaşmaya başladırlar. Bu kritik geçiş modern insanın asıl doğuşu olarak kabul edilir. İnsanlar bu geçişten sonra kendilerine daha çok zaman ayırmaya başladı ve daha güvenli hissetmeye başladı.

Kısacası daha çok düşünecek zamanı olan insanlar bu dönemden sonra beyinlerini gerçekten kullanmaya başladı diyebiliriz. Bütün bu değişim insanların yeni şeyler keşfetmesine ve modern toplumları geliştirmesine olanak sağlamıştır. Modern toplumların tohumları Mezopotamya’da atılmıştır. Mezopotamya ilk modern uygarlıkların başladığı noktadır. Sümerler iki nehir arasıda kent devletleri kurmuşlar ve Mısırlılar da aynı dönemde insanlık tarihinde önemli adımlar atmışlardır.

Bunu kaçırma!

karadeniz demiryolu

İstanbul’un Kayıp Karadeniz Demiryolu

Geçmişin izlerinin hızla silinebildiği bir ülke Türkiye. Ancak bazen geçmişin izlerini örten tabakaları eşeleyip, o …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir