Anasayfa / Kimdir / Sappho Kimdir?
sappho

Sappho Kimdir?

Sappho, M.Ö. altıncı yüzyılın başlarında yıldızı parladı Sappho, Asya sahillerine yakın, “Lesbos” adlı bir Ege adasında doğmuştur. Yüzyıllar sonra hem kendi ismi, hem de ana vatanı olan adanın ismi, ‘kadın seven kadınları ifade eden bir sözcük  haline gelmiş. Sappho hakkında hemen hemen hiçbir şey bilmiyoruz. söylenenlere göre, Cercolas adında zengin bir tüccarla evlenmiş, Cleis adında bir kız çocuğu olmuş, Pittacus adındaki tirana karşı suikast girişiminde bulunmuş ve bir süre için Sicilya’ya sürgün edilmiş. Tabii büyük bir ihtimalle de yaşamının çoğunu Lesbos’da geçirmiş.

Sappho’nun Sanatsal Hayatı

Altıncı yüzyılda Lesbos’da, aristokrat kadınların, birlikte beste yapmak ve şiir okumak için, gayri resmi topluluklar halinde bir araya geldiklerine inanılıyor. Bu topluluklardan birisinin bir tür eski sergi salonlarından birisinin başıydı ve oldukça çok hayranı vardı. Bunlardan bazıları onu dinlemek için başka ülkelerden gelirlerdi. Aeolian diyalektiğinde, birçok farklı şiir ölçüsünde yazardı ki, bunlardan bir tanesi, sapphic, onun adıyla anılır. Sappho’nun lirikleri öncelikle, öbür kadınlardan hoşlandığı kadınlar kadar düşmanlarıyla da olan ilişkileri üzerinedir. Bunlar tutkulu ve basit liriklerdir, edebi olmaktan çok, gündelik dille yazılmışlardır. Atthis, Anactoria, Gongyla, Mnasadica; sevdiği kadınların bazılarının adları. Bu adlar hâlâ unutulmamıştır.

sappho

Bugün şiirlerinden hiçbiri tam olarak var olmamasına karşın, elimizde en uzunu sadece yirmi sekiz satır olan, çok güzel bölümler bulunuyor. Oysa Sappho, eskiler tarafından çoğunlukla, Yunanlı lirik şairlerin en büyüğü olarak kabul edilmiştir. Plato onu Onuncu Müz olarak adlandırmıştır. Eserleri, başkalarının yanı sıra, Latin şairler Catullus ve Ovid’i büyük ölçüde etkilemiştir.

Bugün halen elimizde bulunan eserleri, olsa olsa flörtüz olarak yorumlanabilir. Oysa çalışmalarının önemli bir bölümüne ulaşabilme şansım bulmuş olan eski yazarlar, onu, bizim lezbiyen olarak yorumlayacağımız deyimlerle tanımlamışlardır. Örneğin Tyre’lı Maximus, onun kızlarla olan ilişkisini, Socrates’in güzel oğlanlarla olan pederastik ilişkisiyle paralel tutmuştur.

Sappho’nun Eserleri

Sappho’nun eserlerinin, kendisi hayattayken nasıl yayımlandığı veya dağıtımının nasıl yapıldığı bilinmiyor. Bildiğimiz tek şey, Î.Ö. üçüncü ya da ikinci yüzyılda ölümünden üç yüz ya da dört yüz yıl sonra eserlerinden kalanların, on kitap halinde toplandığıdır: Dokuzu lirik verse ve bir tanesi mersiye halinde. Bu baskının kopyaları Ortaçağa kadar saklanabilmiş olmasına karşın, bir süre sonra ya kaybolmuşlar, ya da imha edilmişler. İ.S. dokuzuncu yüzyılda ise, Sappho’nun eserlerinin tek tük izlerine, ancak diğer yazarların alıntılarında rastlanabiliyordu.

Sappho’dan Etkilenen Sanatçılar

sappho

Adı ve simgelediği şey yine de çok kolaylıkla ortadan yok olmuş sayılmaz. Evet, o homofobların gözünde lanetlenmişti. Ölümünden sadece bir kuşak sonra bile, Yunanlı şair Anacreonn (İ. Ö. 563-478) aşk şiirleri ve içki şarkıları yazan Yunanlı şair) cinsel eğilimlerini göstermek istediği kadınlara, Lesbos Adası’lı olduğuyla  iftirasını atıyordu. On sekizinci yüzyılda ise, Marie Antoinette’in, birbirlerini Sapphist diye çağıran ve onunla gurur duyan bir “Canavarlar Grubunun Başında olmakla suçlandığına tanık oluyoruz. Öte yandan, kadınları seven, şair ruhlu ve tutkulu kadınlar topluluğu ideali de, her zaman için var olmayı sürdürebildi.

On dokuzuncu yüzyılın en ünlü edebi latifelerinden biri, erotik lezbiyen aşk şiirlerinin bir koleksiyonu olan Les Chansons de Bilitis’di (Bilitis Şarkıları). Pierre Louys’un topladığı bu şiirler, Sappho’nun müritlerinden biri tarafından yazılmış, eski Yunanca metinlerin çevirişiydi. Louys kitapta şöyle yazıyordu: “Eski aşkı anlatan bu küçük kitap, gelecekteki toplumun genç kadınlarına saygıyla ithaf edilmiştir.” Bu eser bir latife olduğunun keşfedilmesinden sonra bile lezbiyen olduklarını düşünmeye yeni yeni başlamış bir kadın kuşağını oldukça fazla etkilemişti.

sappho

1902 yılında yazan Natalie Barney (43) Cinqs Petits Dialogues Grecs (Beş Küçük Yunan Diyaloğu) isimli kitabında, Sappho’yu övüyor; kendisi ve sevgilisi Renee Vivien, sapphic modeli temel alan bir şiir okulu kurma umutlarıyla, Lesbos’a bir tür hac ziyareti yapıyorlardı. 1950 yıllarında ise, Amerikalı lezbiyenler, yeni gelişmekte olan organizasyonları içip isim ararken, Sappho’nun hayali müridine hürmeten kendilerine, Daughters of Bilitis (Bilitis’in Kız Çocukları) adını vermeyi kararlaştırdılar.

1972 yılında Sydney Abbott ve Bernice Love tarafından yazılan, lezbiyen özgürlüğü açısından öncü ve çok popüler kitaba, Sappho Yfas a Right On YJornan Sappho Tam İsabet Bir adı verilmişti. Judy Grahn da, (91) Amy Lowell, H.D. (70), Adrienne Rich (47) ve Olga Broumas gibi lezbiyen şairlerin şiirlerinde, direkt olarak  alınmış bir lirik erotik geleneğin izlerini ortaya çıkarmıştır.

Sappho’nun Günümüz İle İlişkisi

Böylelikle, çok uzun bir soyun doğumunu simgelemiş olmaktadır. Bu soy, 2500 yıl sonra bile, aramızdaki gizemli, unutulması zor, hala yankılanan varlığım sürdürmektedir. Susturulmasına ramak kalmış, ama her şeye karşın, hala etkili ve güzel varlığını… Evet, lezbiyen var oluşunun tarihinin, Sappho’yla birlikte başlamış olduğu söylenebilir.

Bunu kaçırma!

bruno kreisky hayatı

Bruno Kreisky – Avusturya Şansölyesi

Avusturya’nın ilk Sosyal Demokrat Şansölyesi (1970-83) Bruno Kreisky, Ortadoğu’da ve Doğu-Batı çatışmasında gösterdiği barış çabalarıyla …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir