Anasayfa / Kimdir / Saddam Hüseyin Kimdir? Hayatı ve İdamı
Saddam Hüseyin kimdir hayatı ve idamı

Saddam Hüseyin Kimdir? Hayatı ve İdamı

Saddam Hüseyin, Iraklı diktatör (1979’dan sonra) eskiden dünya çapında en tehlikeli saldırgan olarak kabul edilmiştir. Batı’nın yardımıyla Irak ordusunu dünyanın sayıca 4. büyük gücü haline getirmişti. Ne var ki askeri başarılar sağlayamadı. İran’la giriştiği Körfez Savaşında (1980-1988) berabere kaldılar. Kuveyt’i işgali (1990-1991) birliklerinin büyük bir bölümünün yok edilmesiyle sonuçlandı.

Saddam Hüseyin’in Hayatı

Saddam Hüseyin, Tikrit yakınlarındaki al-Auja (El Avja) köyünden küçük bir çiftçi ailesinin oğludur. Babasının ailesini terk etmesi üzerine, Saddam çok küçük yaştan başlayarak tarlalarını sürmek ve hayvanlarını gütmek zorunda kaldı. Ailesinin şiddetle karşı çıkmasına karşın, okula gitmek için 11 yaşında doğduğu köyü terk etti. 1941’de İngilizlere karşı başarısız bir ayaklanma hareketine katılan ve Saddam’a her türlü yabancı egemenliğine karşı nefret aşılayan amcası onu Bağdat’taki evine kabul etti.

1948-59: Şiddete Giden Yol

Okuldaki notlarının kötü oluşu yüzünden askerî akademiye kabul edilmedi. İşsiz Saddam Hüseyin yoldan çıktı ve İngilizlerle onların sempatizanlarına karşı girişilen şiddet gösterilerine en ön saflarda katıldı. Bu sıralarda acımasız bir kiralık katil olarak ün saldı. İlk adının anlamı “cesur adam” iken bu değiştirilerek “hiçbir çatışmadan korkmayan adam” biçimini aldı.

Hüseyin amcasının aracılığıyla Arapların birleşmesini hedefleyen Sosyalist Baas Partisine girdi. 20 yaşındayken sadece 500 kişiden oluşan Partiye üye olmuş oldu. 17.10.1959’da Devlet Başkanı General Kasım’a karşı bir suikast girişiminde bulunan komando birliğinde yer aldı. Darbe başarısızlıkla sonuçlanınca Saddam Hüseyin, Suriye üzerinden Mısır’a kaçtı.

1962-66: Kovuşturulması

1962’de Kahire’de hukuk eğitimi görmeye başladı ve oradaki Baas Bürosunun yönetici üyeleri arasında yer aldı. Saride ile evlendi (ondan 5 çocuk sahibi oldu) ve kısa bir süre sonra, Şubat 1963’te Irak’a döndü. Bunun nedeni, General Kasım’m devrilmesi ve Baas Partisinin yeni kurulan hükümete katılmasıydı. Ne var ki birkaç ay sonra parti yeniden yasaklandı ve Saddam Hüseyin tutuklandı.

1968: Baas Partisiyle İktidara Geçişi

1966’da yeniden serbest bırakılan Saddam Hüseyin geniş kapsamlı bir güvenlik sistemi kurdu ve hükümete karşı darbe hazırlığına girişti. Baas Partisi 17.07.1968’de iktidara geçti, Başkanı Haşan el Bekir oldu, tek Başkan Yardımcılığına da akrabası Saddam Hüseyin getirildi. Parti kanatlan arasında baş gösteren savaşlardan sonra, Saddam Hüseyin 1970’den itibaren Devrim Konseyinin politikasını fiilen kendi başına belirledi.

Batı’nın egemen olduğu petrol endüstrisini devletleştirmekle (1972) ekonomik kalkınma için gerekli ön koşulu hazırlamış oldu. Bunu izleyen yıllarda okur yazar olmayanların sayısını en düşük düzeye indirdi, bütün meslekleri kadınlara açtı ve özel girişime izin verdi.

1976’da kendisine General rütbesini verdirten Saddam Hüseyin, komşu ülkelerdeki (Pakistan, İran) kargaşalıkları körüklemekle bölgedeki liderlik durumunu pekiştirmeye çalıştı. Dış politikada Moskova’ya dayanması sadece maddi nedenlere bağlıydı (ekonomik yardım, silahlanma).

İç politikadaki konumunu akrabalarının hemen hemen tümünü kilit noktalara yerleştirmekle güvence altına aldı. Akraba kayırıcılığı fazla göze batmasın diye resmi belgelerde soyadlarının bildirilmesini yasakladı (1976).

1979’dan Sonra: Tek Başına İktidarda

14 Temmuz 1979’da el Bekir’i sağlık nedenleriyle istifa etmeye zorladı. Temizlik hareketlerine girişmek ve bir casus ağı kurmakla diktatörlük şartlarını sağlamlaştırdı. Hüseyin’in genişleme tutkusu 1980 Eylülünde mollaların iktidara geçmesinden sonra zayıflamış olduğunu sandığı İran’a saldırmasına yol açtı. Ne var ki komşusunun gücünü küçümsedi. Batı’dan, SSCB’den ve Arap petrol ülkelerinden aldığı parasal ve askeri yardıma ve en korkunç silahları (zehirli gaz vb.) kullanmasına karşın, bir milyon ölüye mal olan 8 yıllık savaşlardan sonra sadece bir beraberlik elde edebildi. Bununla beraber Saddam kendi ülkesinde “Arap Dünyasının Kılıcı” unvanını aldı ve kişiliği çevresindeki kült daha da büyüdü.

Körfez Savaşı: 1990-1991

Ekonomik durumu bozuk olan Irak’ın Basra Körfezi çevresindeki petrol sahalarına sahip olması için Saddam Hüseyin 2.8.1990’da komşu Kuveyt Emirliğini topraklarına kattı. Birleşmiş Milletleri arkasında bulan düşmanın gücünü yeniden küçük gördü. Kendisine verilen geri çekilme ültimatomunun süresinin sona ermesinden bir gün sonra Müttefik Birlikler ABD’nin yönetimi altında Irak’a saldırdılar (17.1.1991). Sadece 6 hafta sonra Saddam Hüseyin ateşkesi kabul etmek zorunda kaldı. Ne var ki Müttefik Güçler diktatörü devirmeyi başaramadılar. Askeri çöküşe karşın Saddam iktidarda kaldı ve savaş bozgunundan sonra alevlenen Şii ve Kürtlerin ayaklanmalarını ordunun yardımıyla bastırabildi.

körfez savaşı 1991

Körfez Savaşı sonrası dönemde ABD ile ilişkiler gergin devam etmişti. 1993’de ABD uçuşa yasak bölgeyi ihlal sebebiyle Bağdat’ı bombalamıştır.

Çöl Tilkisi Harekatı: 1998

İlerleyen dönemlerde de ilişkileri BM ve AMD ile iyi gitmemişti. Saddam Hüseyin bu sefer de Birleşmiş Milletler silah denetçileri ile işbirliğine gitmediği için uluslar arası bir kriz daha çıkardı. Aralık 1998’de Çöl Tilkisi Harekatı adı altında ABD uçak gemilerinden havlanan bombardıman uçakları yine Bağdat’ta bulunan askeri bölgeleri bombaladı.

Şubat 2001: ABD ve İngiltere Bombardımanı

Şubat 2001’de yine Irak’ta bulunan uçuşa yasak bölgelerde uçuş nedeniyle yine kriz çıkmıştır. Bu sefer de ABD ile birlikte İngiltere hava kuvvetleri Bağdat’ı bir daha bombalamıştır. İlerleyen günlerde ise 11 Eylül 2001 tarihinde ABD’de gerçekleşen terör eylemleri de bahane edilerek Saddam Hüseyin üzerindeki baskı arttırılmıştır.

2002’de ABD başkanı George W. Bush Irak, İran ve Kuzey Kore’yi Şer Ekseni olarak ilan ederek ellerindeki kitle imha silahları nedeniyle tehlike yarattıklarını belirtti. Kitle imha silahları nedeniyle Irak hükümetinin devirmek için harekete geçilebileceğinin sinyallerini verdi.

2003: Saddam Hüseyin’in Devrilişi

2002’de Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi Saddam Hüseyin rejimine silahsızlanma yükümlülüklerini yerine getirmeleri için son çağrısını yaptı. Bu nedenle 1441 sayılı kanun BM’de çıkarıldı ve BM silah denetçileri Irak’a yeniden döndü. Ocak2003’te BM silah denetleme başkanı olan Hans Blix, Irak’ta kitle imha silahları olduğuna dair henüz kesin bir kanıta ulaşamadıklarını bildirdi.

Şubat 2003’te Saddam Hüseyin ABD’nin CBS televizyon kanalına verdiği röportajda ellerinde kitle imha silahı ve yüksek mezilli füze bulunmadığını açıkladı. Beyaz Saray sözcüsü ise Saddam’ı ciddiye almadıklarını söyledi.

20 Mart 2003 tarihinde ise Amerika Birleşik Devletleri kitle imha silahlarını öne sürerek Irak’a girdi. ABD güçleri toplam üç hafta içerisinde Irak ordusunu alt etti ve 24 yıllık Saddam Hüseyin iktidarı düştü.

2006: Saddam Hüseyin’in İdamı

Bağdat’ın düşmesi ile birlikte Saddam Hüseyin kaçtı. Uzun süre bulunamadı. Önce oğulları Uday ile Kusay, Musul’da kentinde düzenlenen operasyonda Amerikan kuvvetleri tarafından öldürüldü (Temmuz 2003).Saddam ise 13 Aralık 2003 tarihinde Tikrit’de bulunan bir çiftlik evinde yakalandı. Haziran 2004’de ise Saddam Hüseyin Irak hükümetine teslim edildi ancak ABD gözetimi altında tutulmaya devam etti. Irak hükümetinin yargılamaları sonucunda Halepçe Katliamı ve diğer onlarca kişinin öldürülmesi suçlarından dolayı idam edilmesine karar verildi.

saddam huseyin idamı

Saddam Hüseyin 30 Aralık 2006 tarihinde sabah 6:00’da Irak güçlerince asılarak infaz edilmiştir. Naaşı Tikrit’deki El Avja köyüne defnedilmişti. Saddam Hüseyin’in idamı batının modern ülkeleri olan ABD ve İngiltere’de memnuniyet ile karşılanmıştır. Kuveyt ve İsrail de olumlu karşıladı. AB barbarlık olarak niteledi. Libya lideri Muammer El Kaddafi 3 günlük yas ilan etti. Rusya, Malezya ve Pakistan ise ülkenin iç savaşa sürükleneceği öngörüsünde bulundular ve haklı çıktılar. Irak günümüzde dünyanın en güvensiz ülkesi olarak biliniyor.

Türbe haline getirilen mezarı 2005 yılında Irak güçleri ve IŞİD militanları arasındaki çatışma esnasında tamamen yıkılmıştır.

Bunu kaçırma!

bruno kreisky hayatı

Bruno Kreisky – Avusturya Şansölyesi

Avusturya’nın ilk Sosyal Demokrat Şansölyesi (1970-83) Bruno Kreisky, Ortadoğu’da ve Doğu-Batı çatışmasında gösterdiği barış çabalarıyla …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir