Anasayfa / Kimdir / Lise Meitner Kimdir – Hayatı
lise meitner kapak

Lise Meitner Kimdir – Hayatı

Lise Meitner, Viyana, Avusturyalı fizikçi bilimci. Nükleer fizik ve radyoaktivite üzerine çalışmalar yaptı. Fizyon’un teorik yorumunu yaptı. Erkekler uzun zamandır zeki kadınların yaptığı işlerin övgülerini topluyor. Bu yanlış tarihin büyük bir kısmını düzeltmek için çabalıyoruz ama tarihteki izleri erkek meslektaşlarının lehine değiştirilmiş birçok kadın bilim insanının yaşadıklarını telafi etmek imkânsız olmasa da çok zor. Bu tür hakaretler sizi öfkelendiriyorsa yirminci yüzyılın en önemli bilim insanı olmasına rağmen muhtemelen adını bile duymadığınız Lise Meitner adına küplere binmeye hazır olun.

Lise Meitner Kimdir?

1878’de Viyana’da doğan Lise Meitner, sekiz çocuğun üçüncüsüydü. Babası birden aydınlanmış düşüncelerden ilham alarak cinsiyetleri ne olursa olsun bütün çocuklarının aynı eğitim fırsatlarına sahip olmasında ısrarcı oldu. Lise Meitner her konuda bir şeyler öğrenmeyi çok seviyordu; sonradan çocukken fiziğe yönelik “belirgin bir eğilim” gösterdiğini söyledi ve bu, yetişkinliğinde de devam eden bir eğilimdi. Lise Meitner 1905 yılında Viyana Üniversitesi Fizik Bölümü’nde doktora unvanı kazanan ilk kadınlardan biri olduktan sonra (genelde yüz öğrencilik bir sınıftaki tek kadın oluyordu) sonradan hem muhteşem bilimsel keşifler yapmasına yardım edecek, hem de onu sırtından bıçaklayacak kimyager Otto Hahn’la ekip oldu.

Lise Meitner Otto’yla birlikte Kaiser-Wilhelm Enstitüsü’nün Radyo Kimya Bölümü’nde araştırma yapmaya başladığında, işler bizim kız için öncekinden de zorlaştı. Lise “konuk” statüsüne indirildi ve ona maaş verilmedi, çünkü patronu “kabarık saçlarının Bunsen lambasından alev alabileceği” (erkeklerin çalı gibi sakallarının aksine?) korkusuyla laboratuvarda kadın istemiyordu.

Lise bodrum katındaki marangozluk atölyesinde laboratuvar kurmaya mecbur kaldı. Cinsiyet ayrımcılığının sadece o laboratuvara özgü olduğunu sanıyorsanız Lise’in makalelerinden birinin editör onun küçük adım keşfeden ve “bir kadının yazdığı bir makaleyi basmayı aklından bile geçirmeyeceğini” söyleyen Brockhaus ansiklopedisi tarafından geri çevrildiğini bilmeniz iyi olur.

lise meitner

Lise ancak 1913’te, Prag’daki bir üniversite ona yardımcı doçentlik teklif ettiğinde yaptığı iş için ödeme almaya başladı. Ertesi yıl 1. Dünya Savaşı patlak verince Lise bilime kısa bir ara vererek röntgen teknisyeni oldu ve Einstein’ın ona Almanya’nın Marie Curie’si dediğini bildiğimizden, Lise’in radyasyon konusunda da on numara olduğu kesin görünüyor.

Lise Meitner ve Bilim

Lise 1917’de laboratuvarına döndüğünde, işleri hızlandırıp bilim yapmaya hazırdı ve tam olarak bunu yaptı. Protaktinyum elementinin sabit bir formunu (ayrıca başka birçok izotop) keşfetti ve bir yıl sonra nihayet, Kaiser-Wilhelm Enstitüsü’nde ona kendi radyoaktif fizik bölümünü açması teklif edildi.

Lise 1922’de elektronların yüzeyinden emisyonlara sebep olan atomik bir olgu keşfetti. Bu olgu artık, iki yıl sonra tam olarak aynı şeyi “keşfeden” Fransız adamın adını, yani Auger etkisi adını taşıyor. Ha, bu arada, Lise Almanya’nın ilk kadın fizik profesörü de oldu ama basın güldü ve onun açılış konuşmasına “kozmik fizik yerine kozmetik fizik” dedi. Aksini gösteren birçok kanıt olsa 1 da kimse kadınların bilimde iyi olabileceği iddiasını yutmuyordu ama Lisa bunlara pabuç bırakmayı reddetti.

Lise’in de sonradan dile getireceği gibi: “Kadınların mesleki ve yasal eşitliğinin kademe kademe geliştirilmesi, ancak kişi kadınların özgürleşmesi mücadelesinde, kabul gören kaç âdetin aşılması gerektiğini hatırlarsa gerçekten anlaşılabilir.”

Berlin

Filmi hızlı sararak 1930’ların Berlin’ine, Lise’in elli dokuz yaşında olduğu ve Nazilerin güç kazandığı günlere gidelim. İşbirlikçisi Otto güvendeydi ama ebeveynlerinin Yahudilik kökeni yüzünden “sinirlendirilemeyecek kadar değerli” olduğundan rahat bırakılacağını sansa da Lise’in sonradan tehlikede olduğunu fark etti. Elinde iki ufak bavul, cebinde on Alman markıyla Almanya’dan kaçtı. Kaçışı, sonradan Lise’in çalışmalarını savunacak ve onu üç Nobel Ödülü için aday gösterecek İyi Kalpli Bilim Adamı Niels Bohr’un da aralarında bulunduğu bir grup bilim insanı tarafından ayarlandı.

Lise dramatik kaçışından sonra Stockholm’de, Manne Siegbahn adlı bir adamın laboratuvarında dükkân açtı. Manne, iyi kalpli Niels’in aksine bilimle uğraşan kadınlardan nefret ediyordu (ve bu yüzden aşağılık herifin tekiydi). Lise’e ekip arkadaşı, ekipman, teknik destek, hatta laboratuvarın yedek anahtarını vermeyi bile reddetti ve ona naçiz bir asistan maaşı ödüyordu. Lise bu engellere rağmen çalışmaya devam etti, (Otto’yla aklında evirip çevirdiği ufak bir şey hakkında yazışmaya başladı: atomun daha küçük parçalara nasıl bölünebileleği, yani nükleer fisyon hakkında. Evet önemli bir mesele.

Lise Meitner ve Otto

Otto yıllar süren araştırma ve yazışmaların sonunda Lise’in talimatlarına uyarak Uranyumu nötron bombardımanına tuttu. Otto bu noktada Lise’e açıkça, “Uranyuma nötronlar çarpıtırdım ve ortaya baryum çıktı! Anlamıyorum? Yardım et!”  dediği, hoş bir mektup yazdı. Lise de ona güzel, açıklamalı bir mektup yazdı (bazı kaynaklar bunun, Lise’in hayatı Akıl Oyunları’ndan bir sahneymiş gibi, romantik bir biçimde, fizikçi yeğeniyle birlikte çıktığı Noel yürüyüşünde İsveç karları üzerinde hesaplamalar yaptıktan sonra gerçekleştiğini iddia ediyor) ve bu onu gezegendeki, nükleer fisyon sırasında atomların başına gelenleri doğru bir biçimde dile getiren ilk kişi haline getirdi. Ama Lise Almanya’dan sürüldüğünden, Otto ikisinin bulgularını ve Lise’in kuramını Nature dergisinde yayımladı ve Lise’e ne künyede ne metinde atıfta bulundu.

Otto, Nobel Kimya Ödülü’nü Kazandı

Lise nükleer fisyon terimini 1939’da kendi Nature makalesinde üretmiş olsa da Otto bunun ardından, 1944 yılında bu keşif için Nobel Kimya Ödülü’nü kazandı. Oysaki Lise’e gönderdiği orijinal notta “her şeye rağmen bu işte birlikte oldukları” sözünü veriyordu. 1946’daki Nobel konuşmasında Lise’den birkaç kez bahsetse de çoğu kişi onun yalnızca Otto’nun kıdemsiz asistanı olduğunu düşündü ve Otto bu yanlış anlaşılmayı düzeltmek için görünürde hiçbir şey yapmadı.

Lise Meitner ve Nükleer Bomba İlişkisi

Bu sırada Lise yeteneklerini iyilik için kullanıyordu daha doğrusu, kullanmıyordu. Manhattan Projesi’nde çalışma davetini geri çevirdi ve nükleer bombayla hiçbir alıp vereceği olsun istemedi. Hayal edebileceğiniz gibi Büyük Keşfi’nin neleri mümkün kıldığını görünce dehşete düşmüştü. Lise “atom bombasının insanların ilk ve son kez bütün savaşları bitirmemiz gerektiğini anlamasını sağlayacağını” umuyordu. Hepimizin bildiği gibi maalesef savaş onun çalışmaları sayesinde bitmedi cinsiyet ayrımcılığı da.

Henry Truman

ABD Başkanı Henry Truman 1946’da Lise’e verilen “Yılın Kadını” ödülünün kutlama yemeğinde Lise’i “başımıza bunları saran küçükhanım!” olarak selamladı (Lise de sevinçten havalara uçtu). MGM film şirketi Lise’e biyografik filminin senaryosunu gösterdiğinde, senaryonun “Almanya’dan çantamda bombayla ayrıldığını iddia eden aptal gazete haberi”ni temel alması Lise’in hiç hoşuna gitmedi. Stüdyo teklifini yüksekse de Lise filmin çekildiğini görmektense Broadway’de çıplak yürümeyi” yeğleyeceğini belirtti.

Lise bundan sonra dünyanın dört bir yanında ders verdi, sayısız fahri unvan ve bilimsel ödül kazandı ve Ay’da, Venüs’te birer kratere, aynı zamanda bir asteroide adını verdi. Seksen dokuz yaşındayken Cambridge, İngiltere’de öldü.

Bugün Lise’in nükleer fisyon konusundaki hayati çalışmalarını bilen insan sayısı gitgide artıyor. Aslında 109. elemente onun şerefine Meitnerium adı verildi (Hahnium diye bir element olmadığından çok eminim, artık bunun anlamını siz düşünün). Lise’in hayatı kesinlikle kolay değildi ama hayatını doya doya yaşadı. Dileğiniz gerçek oldu, hanımefendi.

Bunu kaçırma!

bruno kreisky hayatı

Bruno Kreisky – Avusturya Şansölyesi

Avusturya’nın ilk Sosyal Demokrat Şansölyesi (1970-83) Bruno Kreisky, Ortadoğu’da ve Doğu-Batı çatışmasında gösterdiği barış çabalarıyla …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir