Anasayfa / Bilim & Teknoloji / Kuasar Nedir?
kuasar

Kuasar Nedir?

Kuasar, bilinen en hareketli ve uzak aktif galaksi çekirdeğidir. İsimlerinden de anlaşılacağı üzere bu cisimler güçlü radyo emisyonları sayesinde keşfedilmiştir ve aynı zamanda parlaktırlar. Bazıları güçlü x-ışını emisyonları da yayar; bu, böyle galaksilerin merkez çekirdeklerindeki yüksek sıcaklıklar hakkında bir fikir verir.

Diğer aktif galaksi çekirdekleri (AGÇ) gibi bir kuasar da gücünü, maddeleri müthiş bir hızla döndüren kocaman bir toplanma diskiyle çevrili dev bir kara delikten alır. Bilinen en parlak kuasar, ışığını sürdürmek için her yıl bin tane güneşe tekabül eden cisimleri yutmak zorundadır. Bir AGÇ’nin kara deliği zamanla, parlak ışıklar ve emisyon sağlamak için gerekli yakıtı tüketir. Bu olduğunda merkez bölge sakinleşir. Merkezi kara deliği olan her galaksi gürültücü bir canavar değildir. Bizim Samanyolu‘muzun, gerçekten aktif olan diğer galaksilere kıyasla daha sessiz bir kara deliği vardır.

Uzak evrende varlıklarını, elektromanyetik spektrum boyunca çok büyük emisyon patlamalarıyla megaparseklerce adeta bağırarak gösteren galaksiler mevcuttur. Bunlar, astronomideki en aydınlık cisimlerden bazılarıdır. Merkezlerinde bulunan bir şey, yaydıkları ışınımı Dünya‘dan tespit etmemize sebep olmaktadır. Bu şey ne olabilir? Buna yanıt bulmak için, bu muazzam büyüklükteki galaksilerin çok genç oldukları zamana geri dönelim. Çekirdeklerindeki yıldızlar oldukça sıkışık durumdaydı ve kütleçekimsel etkileşimler şiddetli yıldız çarpışmalarına sebep oldu. Her bir galaksi çekirdeğinde bir kara delik oluştu ve hem yıldızları, hem de muhtemelen diğer büyük yıldızlar öldüğünde oluşan kara delikleri yuttu. Zaman içinde bu dev kara delik belki de bir milyar tane güneşin kütlesine erişti! Galaksi, evrenin başlangıcında sık sık meydana geldiği gibi komşu bir galaksiyle çarpıştıysa, muhtemelen yutacak daha fazla madde mevcuttu ve hatta belki başka bir kara delik bu aç canavarı besledi.

kuasar

Zamanla, bir galaksi çekirdeğindeki kara deliğin etrafı yıldızlararası maddeyi dolduran sıcak gazlar, yıldızlar ve diğer maddeler formunda bol miktarda maddeyle çevrilir. Madde, döne döne kara deliğe çekilerek toplanma diski adında, yassı, krepe benzer bir yapı oluşturur. Galaksilerin merkezindeki bazı diskler, disk etrafında fırıl fırıl dönerken bükülen güçlü manyetik alanları arasından geçer. Diske yakalanan maddeler, manyetik sıcaklık ve sürtünme sonucu gittikçe daha çok ısınır. Enerji olarak dışarı kaçan ısı, güçlü radyo ve x-ışını emisyonu yayar. Bazı maddeler de diskten dışarı doğru dikey biçimde fışkıran devasa jetler olarak da kaçabilirler. Bu jetlerden bazıları, ışık hızına yakın bir süratte fışkırır! Bugün astronomlar, galaksilerin merkezlerindeki bu yoğun bölgeleri aktif galaksi çekirdeği da AGÇ olarak sınıflandırır. Bunlar oldukça kompakt ve ışığın hemen hemen bütün dalga boylarında oldukça parlaktırlar. Neredeyse bunların hepsi, yakın uzaydaki maddeler H dev bir kara delik arasındaki etkileşimle açıklanabilir.

Mikrokuasarlar

Kuasarlar genellikle evrenin uzak derinliklerinde bulunurlar ancak son yıllarda, galaksimizin çiftyıldız sistemlerinden fışkıran radyo-yüksek sesli jetler bulunmuştur. Bu güçlü jetler, ışık hızından daha hızlı hareket ediyor gibi görünmektedir; bu özelliğe “ışık hızından daha hızlı hareket” denir. Görünüşe bakılırsa bu jetler doğrudan bize yöneltilmiştir ve bu da ışıktan daha hızlı seyahat etme illüzyonuna katkı sağlamaktadır. Bu cisimlerin yaydıkları güç inanılmaz derecede yüksektir; astronomlar da artık onlara, uzak galaksilerin merkezindeki daha büyük emsalleriyle neredeyse tıpatıp aynı davranışlar gösterdikleri için mikrokuasarlar demektedir.

Kuasar Çok Parlaktır

kuasar

En parlak kuasarlar, 26 katrilyon tane Güneş kadar ışık üretirler! Kuasarların açıklanması uzun zaman almıştır. Neredeyse bir yıldız kadar parlak olan kuasarların bu parlaklıkları bazen birkaç gün içinde farklılık gösterirdi. Yine de neredeyse her zaman çok çok uzakta olan bu kuasarların neyle ilişkili olduklarını söylemek oldukça zordu. Sonunda Hollandalı astronom Maarten Schmidt 3C 273 adındaki bir kuasardan gelen emisyon çizgilerine baktı. Bu çizgilerin harekete geçmiş hidrojen atomlarından kaynaklandığına ve büyük oranda kırmızıya (spektrumun en kırmızı ucuna) kaydığına dikkat çekti. 3C 273 hem çok parlak, hem de çok uzaktadır. İnsanlar zamanla kuasarların, aşırı miktarlarda madde yutan kocaman kara deliklerden güç aldığını fark etmişlerdir.

Günümüz bilim insanları, bir galaksiyle merkezindeki kara deliğin kütlesi arasındaki orantıyı keşfetmeye çalışmaktadırlar. Özellikle de kara deliklerin, sonunda bir galaksinin yeni yıldız grupları yaratma şansını yok edecek olan maddelerin yutulmasındaki rolünü incelemektedirler. Merkezi motorun müthiş iştahı, kütle toplamaya devam etmek için gerekli yakıtı tükendikçe kendi nihai çöküşüne sebep oluyor gibi görünmektedir.

Aktif Galaksi Çekirdeği

Astronomlar, evren çok daha genç ve böyle cisimler oluşturmaya daha müsaitken bol miktarda AGÇ’nin var olduğunu biliyorlar. Belki de galaksilerin merkezlerinde birleşecek daha fazla kara delik vardı. Ayrıca, yıldızları yaratmak için gerekli gazların o zamanlar daha bol olması da muhtemeldir. Bu bolluk, galaksi çekirdeklerindeki kara deliklerin doğmasına elverişli şartların oluşmasına yardımcı olur. Üstelik genç evrende daha küçük pek çok galaksi yer aldığından daha fazla galaksi etkileşimi olması muhtemeldir.

Pek çok AGÇ bizden çok uzak mesafelerde bulunur ve kırmızıya kayma oranları yüksektir. Özellikle, gamma ışını parlamaları yayan çok uzaktaki Seyfert galaksilerinin var olması, böyle cisimlerin evrenin her yerinde olduğunu göstermektedir.

Aktif Galaksi Çekirdeklerini ve Kuasarları Keşfetme

Bu aktif cisimler, yirminci yüzyılın başlarında, galaksilerin merkezlerini incelemek üzere spektrograflar kullanılmaya başlandığında keşfedilmiştir. O alanların aktif ve aşırı ısınmış olduklarını gösteren parlak emisyon çizgileri buldular. Bu “aktif galaksilere” değinen ilk yazıyı astronom Cari Seyfert (1911-1960) 1943 yılında yazmıştır. Güçlü emisyonları, merkezi çekirdeklerinde oldukça enerjik bir şeylerin olduğunu göstermiştir. Bunlar sonunda Seyfert galaksileri olarak anılmaya başlanmıştır.

1950’lerde radyo teleskoplar, aynı bölgelerdeki güçlü radyo kaynaklarını tespit etmeye başlamıştır. Bunun her iki yanında da sıklıkla güçlü radyo kaynaklarına sahip bir galaksi olmuştur; en sonunda da astronomlar bunların, bazen normal görünen galaksilerin çekirdeklerinden fışkıran jetler olduklarını anladılar.

Aktif Galaksi Türleri

Aktif galaksiler, yaydıkları emisyonlar ve çekirdeklerinde jet olup olmamasına göre sınıflandırılırlar. En yaygın türlerden bazıları şunlardır:

  1. Radyo sessiz: (Şimdilik) radyo sessiz kara delikleri olan, çok sönük, sessiz galaksi çekirdekleri; bunlar, ışığın başka dalga boylarında parlak ve aktif olabilirler.
  2. Seyfert galaksileri: Madde toplayan, x-ışınları ve gamma ışınları yayan orta kütleli kara delikler.
  3. Madde toplayan yüksek kütleli kara delikler; bazıları radyo emisyonları yayarken bazıları sadece optik ışık yayar.
  4. Dünya’ya dönük bir jeti olan, yüksek kütleli kara delikler.
  5. Radyo galaksiler: Güçlü radyo emisyonları yayan ve uzaya aşırı ısınmış madde püskürten çok büyük jetlere sahip geniş alanları olan büyük kütleli kara delikler.

Bunu kaçırma!

yıldızlar nasıl ölür

Yıldızlar Nasıl Ölür? Süpernova Nedir?

Bu yazımızda yıldızların nasıl ölür konusunu ele alacağız. Bu yazıyı okumadan önce eğer okumadıysanız yıldızlar …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir