Anasayfa / Yaşam / Kanser Nedir ve Nedenleri Nelerdir?
kanser tedavisi

Kanser Nedir ve Nedenleri Nelerdir?

Vücudumuzda sürekli bir yenilenme hareketi vardır. Bütün organlarımızda hücreler doğar, büyür, yaşlanır ve sonunda apoptosis adı verilen doğal bir ölüm mekanizmasıyla ölür. Bu süre zarfında da ölen hücrelerin yerine yenileri gelir. Bu süreç her hücre için farklı sürelerde gerçekleşir. Her organın yapım ve yıkım süreci içinde kendine ait bir metabolizması vardır. Mesela bağırsak için konuştuğumuz zaman bağırsak mukozasındaki hücrelerin yenilenme sirkülasyonu bir iki gün sürerken, karaciğerde yıllarca sürebilir. Bu hücreler özellikle yapım sırasında birtakım değişikliklerle karşı karşıya kalabilir. Bir hücrenin anormal bölünerek sürekli çoğalması durumuna kanser adı veriyoruz.

Kanser Hücreleri Nasıl Çoğalır?

Kanserin gelişmesinde en önemli nedenlerin başında genetik faktörler gelir. Amerika’da yaşayan farklı etnik gruplar ve ırklar mevcut. Amerika’da yaşayan siyahilere bakıldığında prostat kanseri görülme riskinin Asyalı bireylere göre 70 kat daha fazla olduğu görülmektedir. Yemek borusu kanseri oranlarına baktığımız zaman da siyahlarda görülme riski 10 kat daha fazla. Bu veriler ön planda genetik kodlamanın bizim hayatımızda ne kadar önemli olduğunu gösteriyor.

Radyasyonun Kansere Etkisi

Pek çok bilim insanı keşiflerini yaparken bedeller ödemiştir elbet ama pek azı Marie Curie gibi hayatını ortaya koyma pahasına çalışmalarını sürdürmüştür. Radyoaktivite alanında yaptığı çığır açıcı çalışmalarla Nobel ödülü alan Marie Curie radyumun tıbbi uygulamalarda kullanılmasına öncülük etti. Fakat o dönemde radyasyonun kanser yapıcı etkisi bilinmediği için kendisi de ciddi hasar gördü.

kanser tedavisi nasıl yapılır?

Bu başarılı gelişmeler birtakım spekülasyonları da beraberinde getirdi. Avusturya’da kaplıcalarıyla ünlü kasabalar, katranlı zift cevheri bulunan bölgelerde kampanyalar başlatarak, sularının sağlık kaynağı olduğunu ileri sürdüler. Yine bir Fransız kozmetik firması daha da ileri giderek, toryum ve radyum içeren “Tho-Radia” adlı yüz kremini piyasaya sürdüler! Ve pek çok insanın cilt kanserine yakalanmasına neden oldular. Aynı dönemlerde, Marie Curie de radyum tehlikesini fazlasıyla yaşamaya başlar. Uzun yıllar üzerinde çalıştığı radyum nedeniyle kan kanserine yakalanır ve çok geçmeden 4 Haziran 1934’te hayata gözlerini yumar. Yıllar süren mücadelesinin izleri ellerine de yansımıştır, elleri radyasyon yanıklarıyla doludur.

Kanser Nedenleri

Güneş ışığı cilt kanserine yol açabilir. Yine bazı yediklerimiz kansere yol açabilir. Çok klasik bir örnektir; Japonlarda mesela mide kanseri çok sık görülür. Ama Amerika’ya yerleşmiş ve Amerikan tarzı yemeyi alışkanlık haline getiren Japonlarda mide kanseri oranı daha düşüktür. Neden? Çünkü Japonya’da mide kanseri çok fazla tütsülenmiş gıda yemekten kaynaklanır. Amerika’ya geçmiş ve bu yeme şeklini değiştirmiş olan Japonlarda mide kanseri daha az oranda görülür. Yine sigara içmek akciğer kanserinin birinci nedenidir.

Kanser Nasıl Ölüme Yol Açar?

Bir hücre anormal büyümesi sonucunda sağlıklı dokuyu bozarak içinde bulunduğu organı harap eder ve fonksiyonunu yerine getirmesini engeller. Yani karaciğerde ortaya çıkan bir kanser büyüdükçe, etrafında uydu modüller oluşturur ve karaciğer yetmezliğine doğru götürür.

Metastaz kanser hücresinin kan yoluyla veya lenf yoluyla başka bir organa sıçramasıdır. Herhangi bir organda gelişen kanser hücresi beyine attığında, beyindeki kitle gittikçe büyümeye başlar. Kafatası genişleyebilen bir doku olmadığı için tümör büyüdükçe beyin fonksiyonları bozulur, kafa içi basınç artar ve beynin fıtıklaşması sonucu solunum yetmezliğine doğru giden bir tablo ortaya çıkar. Biliyoruz ki, genç kişilerdeki kanser biraz daha agresif seyreder. Dolayısıyla hücrenin potansiyeli, hangi dokuda çıktığı çok önemlidir. Mesela tiroidde çıkan kanserle yaşayan çoğu kişi hastalığın farkına bile varmadan başka bir nedenden dolayı hayata veda edebilir.

kanser nedenleri

Dolayısıyla hücrenin tipi, hangi organda çıktığı, genetik mutasyonun şiddeti çok önemlidir. Angelina Jolie örneğinde olduğu gibi, genetik şifrelemende bir bozukluk varsa o zaman kanser riskiniz artar. Angelina Jolie genetik olarak taşıyıcı olduğundan kansere yakalanma riski de çok yüksek olduğu için iki meme dokusunu aldırdı.

Kanser Grupları

  • Karsinomalar: Bizim daha ziyade kanser olarak bildiğimiz bunlardır. Mide kanseri, kolon kanseri, pankreas kanseri, akciğer kanseri gibi.
  • Sarkomlar: Sarkomlar daha fazla bağ dokusundan kaynaklanan tümörlerdir. Yani kas dokusundan kaynaklanıyor mesela. Kolda, bacakta, karın içinde olabilir.
  • Lenfomalar: Kan kanserleri
  • Lösemiler
  • Beyin tümörleri

Kansere bağlı ölümlerin % 50’si önlenebilir. Kanseri önlemenin en önemli yollarından bir tanesinin kendini korumak olduğunu hep söylüyoruz. Sağlıklı beslenme, egzersiz, sigara içmemek gibi yapacağımız değişikliklerle esasında kansere bağlı ölümlerin % 50’sini önleyebiliyoruz!

Kanserde erken teşhis özellikle bazı kanser türleri için (meme, prostat, cilt kanseri) hayati önem taşır. Fakat bazı tip kanserler de var ki, erken teşhis edilse bile gidişatı değiştirilemiyor. Pankreas kanseri gibi… Dolayısıyla check-up yaptırmak çok önemlidir. Yine karşı yaptırılacak koruyucu aşılar Hepatit B gibi. Hepatit B aşısı ile sirozu, HPV aşısı ile büyük oranda rahim ağzı, vulva gibi kanserlerin bir kısmını önleyebilmek mümkün.

Kanser Tedavisi

Tedavi tabii ki kanserin tipine göre çok değişiyor. Cerrahinin yanı sıra kemoterapi, radyoterapi, hormon ve gen tedavileri en çok uygulanan tedavi yöntemleridir. Özellikle erken evrede cerrahi çok önemlidir. Yaygın bir cerrahi diseksiyon, yani cerrahi alanın geniş tutulması, bütün lenf nodlarının temizlenmesi, bütün kanser dokusunun uzaklaştırılması tedavinin başarı şansını arttırır. Yine kanserin tipine göre bazılarına önce kemoterapi, radyoterapi uygulandıktan sonra cerrahi girişim yapılabilir.

Ameliyattan sonra kemoterapi veya radyoterapinin önerilmesi cerrahinin başarısız veya yetersiz olduğunun bir göstergesi değildir. Bu tedavinin bir parçasıdır.

Ömrün uzaması kanser riskini arttırır. 1970 doğumlu erkeklerde hayatı boyunca kanserle karşılaşma oranı %51, kadınlarda %19 iken, Dünya Sağlık Örgütü yeni kanser oranlarının 2020’de %70 artacağını söylüyor. Yani özetle ileride iki kişiden biri kanser olacak. Ömrümüz uzadıkça kanserle karşılaşma riskimiz artar. Evet başlık şaşırtıcı olabilir, ama toplumun ortalama yaşam süresi uzadıkça kanserle karşılaşma riskimiz artıyor.

British Journal of Cancer dergisinde Şubat ayında yayınlanan ilginç bir çalışma var. Bu çalışmanın sonuçlarına göre, 1960 yılında doğan bir erkeğin kansere yakalanma riski %53.5 iken, kadınlarda bu oran %47.5’tir. Görüldüğü gibi, neredeyse iki kişiden biri kansere yakalanacak gibi görünüyor. Bu oran geçmiş oranlara göre daha yüksek. Bu oran daha önceki yıllarda 3’e birdi. Yani üç kişiden biri kansere yakalanacaktı. Bunun en önemli nedeni aslında toplumda ortalama yaşam süresinin uzaması gibi görünüyor. Özetle, hayatı uzattıkça kanser riskini arttırıyoruz. Elbette, yediklerimizin, içtiklerimizin ve içinde bulunduğumuz yaşama ve çalışma alanlarının da bunda azımsanmayacak bir etkisi var.

Erken Tanının Kurtarıcı Olduğu Kanser Türleri

Meme Kanseri

  • 20 yaşından itibaren kendi kendine meme muayenesi.
  • 20’li-30’lu yaşlardaki kadınlarda en az 2 yılda bir klinik meme muayenesi.
  • 40 yaş üzeri kadınlar için her yıl klinik meme muayenesi ve yılda bir kez mammografi.

Rahim Ağızı Kanseri

  • İlk cinsel ilişkiden itibaren 29 yaşma kadar 3 yılda bir veya 21-29 yaş arası üç yılda bir kadın doğum muayenesi ve papsmear testi.
  • 30 yaş ve üzeri kadınlarda, 5 yılda bir kadın doğum muayenesi, papsmear testi ve HPV testi.

Kolon Kanseri (50 yaşından sonra)

  • Her yıl dışkıda gizli kan testi.
  • 5 yılda bir rektal muayene ve rektosigmoidoskopi.
  • 5-10 yılda bir çift kontrastlı kolongrafisi ve rektal muayene.
  • 10 yılda bir rektal muayene ve kolonoskopi.

Prostat kanseri

  • 50 yaşından itibaren her yıl rektal tuşe ve PSA testi.

Bunu kaçırma!

İşitme Kaybı Nedir?

İşitme Kaybı Nedir ve Belirtileri Nelerdir? Nasıl Tedavi Edilir?

Bazı durumlarda kulağa ait hastalıklar, bazen de dış kulak yolunda olan basit kirlilik bile ses …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir