Anasayfa / Kimdir / John Addington Symonds Kimdir-Hayatı
john adding symonds

John Addington Symonds Kimdir-Hayatı

John Addington Symonds, 5 Ekim 1840 yılında, İngiltere, Gloucestershire’da, Bristol yakmlarında Clifton’da doğdu. Babası, dönemin en ünlü hekimlerinden birisiydi. Dört yaşındayken annesi öldü. Ablaları ve teyzeleri tarafından yetiştirildi. Homoseksüel olduğunu, çok küçük yaşlardayken fark etmişti. Sık sık gördüğü çocukluk rüyalarından bir tanesinde, bir odada bulunurdu ve etrafında çıplak denizciler olurdu.

John Addington Symonds Kitabı

john adding symonds

1854 yılında büyük prestije sahip Harrow Okuluna girdi. Fakat çevresindeki oğlanların aşırı homoseksüel davranışlarında tiksinti uyandırıyordu. Yayıncısının yayımlanmasını engellediği ve 1984’e kadar basılamayan olağanüstü, Memories (Anılar) şöyle yazıyordu: “Yakışıklı her oğlanın bir kadın talan adı vardı ve, ya umumi bir fahişe, ya da yaşça daha büyük bir çocuğun orospusu olarak kabul ediliyordu.”

Orospu sözcüğü, kendini bir erkeğe teslim etmiş bir oğlanı kastetmek için kullanılan, çok yaygın bir sözcüktü. Yatakhanelerdeki ve etüt saatlerindeki konuşmalar inanılmaz biçimde açık saçıktı. Orada burada, organizm, karşılıklı mastürbasyon, ya da yatakta hep birlikte çıplak yatan oğlanların sevişmelerini görmemek olanak dışıydı. Hiçbir incelik yoktu, hiçbir duygu yoktu, hiçbir tutku yoktu. Bu yapılanlarda, hayvansal şehvet dışında hiçbir şey yoktu.

John Addington Symonds’ın Okul Müdürü

Yine de Symonds, garip bir intikam almayı başardı. 1858’de, Müdür Dr. Vaughn’ın, oğlanlardan biriyle ilişkiye girdiğini, öğrendi. Symonds, babasının yardımıyla, suçlamasını bütün kamuoyuna duyurdu ve Vaughn’nun okuldan atılmasını sağladı. Bu olay Symonds’un arkadaşlarını dehşete düşürdü ve onunla ilişkilerini kesmelerine yol açtı. Bu alçakça tutumun anısı, Symonds’u ömrünün sonuna kadar rahatsız edecekti.

John Addington Symonds’ın Sevgilisi

john adding symonds

Harrow’dakı son yılında Symonds, kendisinden üç yaş küçük bir oğlana, koroda şarkı söyleyen Willie Dyer’s korkunç bir şekilde âşık oldu. Symonds, gerçek kimliğinin başlangıcını, buluşmalarının ilk günü olan 10 Nisan 1858 olarak kabul etmiştir.Oysa babası, Dyer’a duyduğu sevginin özelliğini keşfettiğinde, Symonds’a, bu yakınlıktan uzak durmasını önerecekti. Aşkının, hayatı mahvolmuş olan Dr. Vaughn’ınkine gerçekten çok benzediğinin farkına varan Symonds, ilişkiye son verdi. En azından başkalarının önünde! İki sevgili o andan itibaren, bir süre birbirlerini gizlice görmeye devam ettiler.

John Addington Symonds’ın Üniversite Dönemi

john adding symonds

1858 sonbaharında Symonds, Oxford‘da Balliol Koleji’ne girdi ve orada başka bir korocu çocuğa, Alfred Brooke’s âşık oldu. Brooke’u uzaktan platonik olarak sevdi ve ona ithaf ettiği birçok açık şiir yazdı. İnsanlık edebiyatından 1862’de pekiyi dereceyle mezun olduktan sonra, Magdalen Koleji’nde açık öğretim üyeliğine seçildi. (“Uzun zamandan beri o kuruma girmek istiyordum. Ortaçağ güzelliğinden,, görkemli kilisesinden ve şarkı söyleyen çocukların kiliseden yükselen seslerinden çok etkilenmiştim. Belki de daha başka nedenleri de vardı…”)

Magdalen’deyken, Symonds bir sürü ‘nevroz’ semptomları çekti ve 1863’te tedavi görmek için İsviçre’ye gitti. Orada Catherine North’la tanıştı ve homoseksüel eğilimlerinden kurtulma umuduyla, bir yıl sonra evlendi. “Dürüst bir çabayla, tutkularımı, Alfred Brooke’a aktıkları alev alev yanan kanaldan başka yöne çevirebileceğimi ve kadınlara karşı normal bir tutum izleyecek biçimde yönlendirebileceğimi sanmıştım. Şiirin, ifade gücünün ve rüyaların ilham pompalamasının, bende, sadece erkek dehasının dokunuşuyla uyanabildiği gerçeğini göz ardı ettim.” Yine de, Symonds ve North’un üç kız çocuğu oldu.

John Addington Symonds’ın Erkeklere Olan Eğilimi

john adding symonds

Symonds’ın sağlığı yine bozuktu. Erkek dehasına olan tutkusu da devam ediyordu. 1869’da, ders verdiği Clifton Koleji’nde, altıncı sınıftan Norman adında bir çocuk için, günlüğüne şunları yazdığını görüyoruz: O okumaya devam ederken ben omzu üzerine eğildim. Kulak memesi alnıma değdi. Ve sesinin, ciğerlerinde titreşim yapışını hissettim. Ve dudaklarında o belli belirsiz tebessümü görebiliyordum… Aşk, aşk… Beni neden yeniden bu kısır sahillere vurdun ki?” Symonds’ın Memories’i, can acıtan lirik bir detay halinde, ilişkinin duygu yüklü gidişatını anlatır.

John Addington Symonds’ın İsviçre Dönemi

1877’de, ağır bir akciğer kanaması, Symonds’ı İsviçre, Davos’a gönderdi. 1880’de de, tüberkülozunu tedavi edebilmek için sürekli olarak oraya yerleşti. Orda, on dokuzuncu yüzyılda esas olarak tanınmasına neden olan büyük eserini, The Renaissance in Italy (İtalya’da Rönesans) adındaki, yedi ciltlik estetik ve kültürel tarihi yazdı. Ayrıca Shelley (1879), Ben Jonson (1886), Michelangelo (1893) ve mektuplaştığı Walt man (1893) üzerine çalışmalar da yaptı. The Sonnets of ic hael Angelo Buonarroti and Tommaso Camparrelldmn (Michelangelo Angelo Buonarroti ve Tommaso Camparrella’nın Soneleri 1878) ilk İngilizce çevirisini de yaptı.

John Addington Symonds’ın Problemi

Bizim amaçlarımız bağlamında, Symonds’ın en önemli kılan problemin Greek Ethics (Yunan Ahlakında Bir Sorun) ve A Problem in Modem Ethics(Çağdaş Ahlakta Bir Sorun) adlı broşürleriydi. Bu denemelerin ilki, eski Yunan edebiyatındaki homoseksüellik örneklerini araştırırken, ikincisi, Hıristiyan döneminde homoseksüelliğin bastırılmasını inceliyordu. Symonds, homoseksüelliğin çağdaş “bilimsel” jejenerasyon (soysuzlaşma) teorilerinin sınırlarım açığa serdi.

Bunu, teorilere, (on dokuzuncu yüzyıl seksologlarının inandığı gibi) ‘onanizmle karmaşıklaşmış irsi (kalıtsal) nöropati’nin yol açtığı bir hastalık olmak bir yana, “Bu, Yunanlıların paiderastia ya da oğlancılık dedikleri şey, en yüksek derecede organize ve aktif ülkelerden birinin bir fenomenidir!” gözlemiyle meydan okuyarak yaptı. Aynca, erkek homoseksüelliğiyle e femineliğin karıştırılmasına ve homoseksüellerin gençlerden “taraftar topladıkları” veya onları “avladıkları” kavramına da karşı çıktı.

John Addington Symonds’ın İddiası

“Kabullenilmesi gereken şey,” Symonds iddia ediyordu, “belirli bir tutku tipinin gündüz ışığı altında filizlendiği ve Hellas’daki (Yunanistan) toplum için iyi meyveler verdiği, ama aynı tip tutkunun, Avrupa’da, gölgede filizlendiği; keder ve utanç kaynağı olduğudur. Aslında tutumu hiç değişmemiştir. Ama ona karşı ahlaksal ve yasal bakış açısı değişmiştir. Bu argüman, homoseksüellik çalışmasını, sözde patolojik birey gibi, çok dar bir görüş alanın- dan uzaklaştırarak, daha geniş bir konu olarak, cinselliğin sosyal yapılanmasına doğru yaklaştıran, çok önemli bir adımdı.

John Addington Symonds’ın Son Yılları

Symonds yaşamının son yıllarında, zamanının ve enerjisinin büyük bir bölümünü, doktorlara, avukatlara ve politikacılara, 1885 Labouchere Amendment’! (Yasa Değişikliği) değiştirmek için lobi faaliyeti yaparak geçirdi. Bu yasa değişikliği, “erkekler arasında halk içinde yapılan ahlaka aykın hareketler” için, iki yıl ağır çalışma koşulu koyuyordu. Ayrıca, seksolog Havelock Ellis ile birlikte, Sexual Inversion (Cinsel Sapıklık) cildi için, kendisininki de dâhil, çok sayıda homoseksüel öyküleri topladı. Eser, Symonds’ın ölümünden sonra, 1897’de çıktığı zaman, paniğe kapılan yayıncısı, toplayabildiği bütün kopyaları satın aldı ve Ellis’i, bundan sonra yayımlanacak tüm baskılardan Symonds’ın adım çıkarmaya ikna etti.

john adding symonds
Symonds, Davos’taki son yıllarında, artık gittikçe artan bir biçimde homoseksüelliğini kabullenmişti. Tabii bu arada Christian Buol gibi genç İsviçreli köylülerden ve Angelo Fusato’dan ve sık sık ziyaret ettiği Venedik’teki diğer gondolculardan, teropatik haz da yaşıyordu. Kansı, Symonds’ın “saati saatine uymamasına” olgunlukla tahammül ettiyse de, zaman zaman evde karşısına çıkan genç erkeklerden de, doğrusu hoşlanmıyordu. Symonds, Sexual Inversion için kendi vaka çalışmasmda yazdığı gibi, “Doğuştan gelen homoseksüel içgüdülerinin sesini dinlediğinde, çabucak eski sağlığına kavuştu. Nevrotik rahatsızlıklar hafifledi, veremi ciddi kanamaya ve akciğerde boşluğa yol açacak kadar ilerlemiş olan veremi gerilemeye başladı.”

John Addington Symonds’ın Ölümü

John Addington Symonds, 19 Nisan 1893’de Roma’da öldü. Bir önceki bölümde anlatılan kişi, Edward Carpenter’la birlikte, J.A. Symond gibi sorulan soran ilklerden biriydi. Gizli olarak elden ele dolaşan homoseksüellikle ilgili denemeleri, yanlış yönlendirilmiş kavramları yok etti, konunun tartışılabilmesi için tarihsel ve kültürel koşullan sağladı ve büyük ölçüde, Ellis ve Maenus Hırschfeld  gibi, öncü seksologlan etkîledi. Yorulmak bilmeyen bir mektupçu olan Symonds, (Örneğin Walt whitman’a yazdığı mektuplara bakabilirsiniz) homoseksüel konulara yönelmeye ilgi duyan bu, eşcinsel lezbiyen politik organizasyona doğru ilk deneme adımlarıdır.Acemi bir uluslararası entelektüeller ağı kurulmasına yardıma olmuştur. John Addington Symonds’m, çağdaş homoseksüel bilinçinin gelişiminde biçimlendirici bir kişilik olarak, değeri küçülemeyecek rolü, tarihimize olan toplam katkısı nedeniyle, onu onuncu sıraya yerleştirmeme yol açmıştır.

Bunu kaçırma!

bruno kreisky hayatı

Bruno Kreisky – Avusturya Şansölyesi

Avusturya’nın ilk Sosyal Demokrat Şansölyesi (1970-83) Bruno Kreisky, Ortadoğu’da ve Doğu-Batı çatışmasında gösterdiği barış çabalarıyla …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir