Anasayfa / Genel Kültür / Tarih / Hz. İsa ve Apollonious Sır Perdesi
Hz. İsa

Hz. İsa ve Apollonious Sır Perdesi

Hıristiyanlığın tarihine yönelik araştırma yapan bazı araştırmacılar son yıllarda Hz. İsa‘nın gerçekte hiç yaşamadığını iddia ettiler. Luigi Casciolli gibi kendisi de eski bir rahip olan bir araştırmacı, “Mesih Masalı” isimli kitabında kutsal metinlerde yaşanmış gibi anlatılan tarihi olayların aslında hayal ürünü olduklarını savundu. İsa’nın var olduğuna işaret eden herhangi bir kesin kanıt bulunmadığını iddia eden Casciolli, Kilise’nin, İsa’nın bir zaman aralığında yaşadığı “safsatasını” çarpıtmalarla sağlama yolunu tercih ettiğini ileri sürüyordu. Roma Katolik Kilisesi’ne tarihi doğruları çarpıtarak halkı dolandırmaktan dolayı dava da açan Casciolli’ye göre, İsa figürü, Gamalalı Yahya adlı bir kişiden hareketle türetilmişti.

Raymond W. Bernard, Robertino Solârion, Philip A. Malpas gibi araştırmacılar ise, kutsal metinlerdeki İsa’nın bir tür çalıntı kişilik olduğunu ortaya attılar. Onlar için, Tyanalı Apollonious adlı bir filozof ve şifacının kabiliyet, vasıf ve mucizevi hareketleri, yaşamı ile birlikte kopyalanarak Kilise’nin becerisiyle, Tanrısal bir seviyeye ulaştırılmak istenen bir kişiye (İsa Mesih) verilmişti. Peki kimdi bu Apollonious? Stefanos Yerasimos, “Konstantiniyye Efsaneleri” isimli kitabında Tyanalı Apollonious’tan “tüm tılsımların yaratıcısı olan son çok tanrılı bilge” olarak söz ederken, onun Müslüman efsanelerinde Balinus adıyla yer aldığını vurgular. Zaten her iki isimde de sessiz harfler neredeyse ortaktır (BLNS = PLLNS)

Apollonious ve Hz. İsa

Bugün Niğde’nin Kemerhisar ilçesi sınırlarındaki Tyana antik kentinde yaşamış olduğunu tarihsel metinlerden ve kitaplardan bildiğimiz Apollonious, 100 yıla yakın yaşamı boyunca bilgeliği ve şifacı özellikleriyle geniş bir coğrafyada ün kazanmış, Yeni Pisagorcu bir filozoftu. Zaman zaman Roma’nın zalim hükümdarlarına meydan okuyuşu ile biliniyordu. İsa ile aynı tarihlerde Anadolu’da yaşamış Apollonious, büyü, tılsım, nümeroloji gibi konularda öğrendiği bilgileri uzun yolculuklarında geliştirip, kendini eğitmişti. Ancak bazı bilim adamlarına göre, Tyanalı Apollonious’a ait ne var ne yoksa söz konusu intihal ortaya çıkmasın diye sistematik bir biçimde yakılıp yok edilmişti. Elde sadece Roma İmparatoru Septimius Severius’un eşi Julia Domna’nın ikinci yüzyıl sonlarında Atinalı tarihçi Flavius Philostratus’a yazdırdığı “Apollonious’un Hayatı” adlı kitap kalmıştı.

Hz. İsa son yemek

Gerekçe olarak yazılan kitaptaki metinler deşifre edildikçe Katolik dünyası derinden sarsılıyordu. Çünkü kitapta anlatılan Apollonious ile Incil’de betimlenen Hz. İsa arasında sarsıcı benzerlikler vardı. Bilge kişiliğe sahip olan Apollonious’un tıpkı İsa gibi doğaüstü birtakım güçleri vardı. Zaman zaman salgın hastalıklan dindirebiliyor, ölüleri diriltebiliyor, çeşitli tılsımlar gerçekleştirebiliyordu. Araştırmacılar, bu mucizelerin önce Aziz Pavlus zamanında sonra da milattan sonra 325 yılında İznik Konsülü’nde bir intihale uğradığını ve Apollonious’tan alınarak İsa’ya atfedildiğini ileri sürüyorlardı. Benzerliklerin dikkat çekmesini engellemek için de Apollonious’un hayatına dair hemen hemen bütün izler silinmişti. Ancak silinen izler 16. yüzyıldan sonra yeniden belirmeye başladı. Konuyla ilgili yüzlerce kitap yayımlandı.

Kemerhisarlı ermiş bir bilge olan Apollonious’un yaşamı, İznik Gölü çevresinde verilen bir kararla alınıp İsa’ya mı verilmişti?  Bugün bu sorulara bilimsel bir perspektiften yüzde 100 kesin bir yanıt vermek zor. Ancak, gerçeği merak edenler bu esrar perdesini aralamak için bazı kitaplar okuyup, başta Ayasofya Müzesi olmak üzere kimi yerleri gezip, gerçeğe ulaşmayı deneyebilir. Zira gizemi aydınlatabilecek ipuçlan burnumuzun dibinde. Gizemlerden ve çözümlerinden hoşlanıyorsanız, bu konuyla ilgili kitaplar okuyun ve anahtarın Ayasofya Müzesi’ndeki Deesis Mozaiği’nde gizli olup olmadığına bakın!

Bunu kaçırma!

karadeniz demiryolu

İstanbul’un Kayıp Karadeniz Demiryolu

Geçmişin izlerinin hızla silinebildiği bir ülke Türkiye. Ancak bazen geçmişin izlerini örten tabakaları eşeleyip, o …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir