Anasayfa / Kimdir / Gertrude Stein Kimdir-Hayatı
Gertrude Stein kimdir?

Gertrude Stein Kimdir-Hayatı

Gertrude Stein, 3 Şubat 1874’te Pennsylvania, Alleghen’de doğdu. Çocukluğunu Viyana ve Paris’te geçirdi. Sonra babasının, sokak rayları ve gayrimenkul işlerinden servet kazandığı California, Oakland’de büyüdü. Radcliffe Koleji’ nde, felsefeci William James’den psikoloji eğitimi aldı. 1897’de mezun olduktan sonra, tıp eğitimi almak için, Maryland, Baltimore’daki Johns Hopkins Üniversitesi’ne devam etti. Fakat kısa süre içinde, asıl ilgi alanının edebiyat olduğuna karar verdi. Hopkins Üniversitesi’nde, May Bookstaver adında bir kadınla yaşadığı ilişki, Stein’m lezbiyen temasına dokunduğu tek eseri, Q.E.D. adlı romanına ilham kaynağı oldu. Bu Stein’in, yaşadığı süre boyunca basılmasına asla izin vermediği bir kitaptı.

Gertrude Stein Paris Dönemi

Stein ve erkek kardeşi Leo, 1903 yılında Paris’e taşındılar Ve  1912’ye kadar orada birlikte yaşadılar. Leo Stein, belli bir saygınlığa sahip bir sanat eleştirmeni oldu. O ve kız kardeşi, kübist ressamların olduğu kadar, önemli kübist eserlerin koleksiyonunu yapmaya başladılar.

Gertrude Stein İlk Kitabı

Evleri, Pablo Picasso, Henri Matisse ve Georges Braque gibi ressamların buluşma yeri haline gelmişti. Stein, bu ünlü salonun grand dame’iydi (büyük hanım) ve yorumlarına müthiş  önem verilirdi. Sanatçıların, onun hazırlıksız, rasgele yaptığı yorumlara dayanılarak, saygınlık kazandığı ya da yitirdiği söylenirdi. Dostluk ettiği ressamların ilgi alanları ve teknikleri, Stein’in kendi yazılarım da etkiledi. Özellikle, yazılarındaki tekrar, parçalanma ve tam sadelik, kendi üzerine katlanarak, çok karmaşık sonuç sıralamaları haline geldi. Çalışan kesimden üç kadın üzerine bir çalışma olan ilk kitabı Three Lives (Üç Yaşam) 1909’da yayımlandı.

gertrude stein ailesi

1905 yılında, Etta Cone adında, Baltimore’dan eski bir arkadaş, Paris’i ziyaret etti ve Stein’la ilişkiye başladı. İlişkileri süresince, Stein’ların çağdaş sanat için duydukları coşkuyu, o da paylaştı. Birleşik Devletleri’ne döndüğünde, kız kardeşi Claribel’le birlikte, Stein’ların öğütlerine dayanarak, Amerika’daki ilk çağdaş sanat koleksiyonlarının en önemlilerinden birini başlattı.

Gertrude Stein ”Yitik Kuşak”

Stein 1907’de, yaşamı boyunca hayat arkadaşı olacak ve 1912 yılından itibaren birlikte yaşayacağı, Alice B. Toklas’la (1877-1967) tanıştı. Réunis sokağındaki 27 numaralı daireleri, Paris’teki en ünlü edebiyat salonu haline geldi ve Sherwood Anderson, F. Scott Fitzgerald ve Ernest Hemingway gibi, sürgündeki Amerikan yazarlarının ilgi odağı oldu. İşte Stein, ünlü deyimi “yitik kuşak”ı, bu yazarlar için icat etmişti.

Gertrude Stein İlk Turu

1920’lerin sonlarında, Stein ve Toklaş, zamanlarının bir bölümünü Paris’te, bir bölümünü de Bilignin’de bir kır evinde geçirmeye başladılar. 1930’larda ise Stein, homoseksüel besteci Virgil Thompson ile birlikte, Susan B. Anthony’nin yaşamını anlatan, Four Saints in Three Acts (Üç Perdede Dört Aziz) isimli opera üzerinde çalıştı. Eserin sahnede kazandığı başarı, 1934-35 yıllarında, zafer dolu bir Amerika konferans turu için zemin hazırladı. Bu turun sonucunda elde edilen reklam, Stein’in, Amerika’nın en az okunan olsa bile, en ünlü yazarlarından biri haline gelmesini sağladı.

Gertrude Stein Ölümü

Stein ve Toklaş İkinci Dünya Savaşı sırasında kır evlerinde kalarak, Almanya’nın Fransa’yı işgalini atlattılar. Savaştan sonra Stein, birçok genç Amerikalı askere yardım eli uzattı ve Brevusie and Willie’de (Brezvsie ve Willie) onları anlattı. Stein, 27 Temmuz 1946’da Paris’te, kanserden öldü.

gertrude

Gertrude Stein Eserleri

Stein’in eserleri her zaman tartışmak olmuştur. The Autobiography of Alice B. Toklaş (Alice B. Toklas’ın Otobiyografisi, 1933) anlaşılır bir stilde yazılmış olmasına karşın, eserlerinin çoğu, örneğin Tender Buttons (Narin Düğmeler, 1914) ve The Making of Americans’in (Amerikalıların Yapısı, 1906-1908, 1925’te yayımlandı) okunması zordur. Bazı eleştirmenler eserlerinde kübizmin dilsel karşılığı, bazıları da şarlatanlık olduğu yargısına varmışlardır. The Hearst Press, bir seferinde büyük bir öfkeyle şöyle sormuştu: “Yoksa Gertrude Stein, Gertrude Stein değil de, aynı bedende yaşayan ve konuşan başka birisi mi?” Daha yakın geçmişteki yorumcular ise, onun eliptik dilinde, özellikle Lifting Belly (Göbek Kaldırma) ve Tender Buttons gibi eserlerinde, bir lezbiyen dilini, çözüverme arzusu gözlemişlerdir.

Gertrude Stein Etkili Olma Sebepleri

Stein’in bu denli etkili oluşu, eserlerinden, hatta o şahane Paris salonundan bile değil, daha çok uzlaşmaz lezbiyen kişiliğinden dolayıdır. Lezbiyen yaşamların çoğunun hâlâ gizliden gizliye yürütüldüğü, gerçeklerin hasıraltı edildiği bir dönemde, Gertrude Stein ve Alice B. Toklaş, dünyadaki en ünlü lezbiyen çift olmuşlardı. Onlarınki, erkeksi kadın ve dişi kadın ilişkisinin tam simgesiydi. Stein koca, Toklaş kadın rolündeydi. Stein yazı yazarken, Toklaş yemek pişirir ve ev işleriyle ilgilenirdi. Tıpkı Stein’in, Toklas’a, The Autobioghrapy of Alice B. Toklaş’ta söylettiği gibi, “Dâhiler gelirler ve Gertrude Stein ile sohbet ederler, eşleri de benimle otururdu..’

gertrude stein sözleri

A Sonatina Followed by Another’daki (1921) o nefis Love Song of Alice B. (Alice B.’nin Aşk Şarkisi) Stein’in dilinin müzikalitesini mükemmel biçimde yakalamıştır. Aynı zamanda, bu mutluluk saçan ve oldukça uzun süren lezbiyen ilişkinin tonundan ve dokusundan da bir şeyler yakalamıştır.

Gertrude Stein Bir Yazısından Kesit

“Şahane bir bayana takıldı gözüm. Mendilleri ve öpücükleri vardı. Gözleri ve sarı ayakkabıları vardı. Seçmek için her şeye sahipti ve o beni seçti. Fransa’dan geçerken bir Çin şapkası takıyordu. Ben de öyle. Güneşe bakarken bir harita inceliyordu. Ben de öyle. Balık ve domuz eti yiyerek şişmanlıyordu. Ben de öyle. Bir mavi denizi severken acı çekiyordu. Ben de öyle. Beni sevmeden önce, gerektiği için, düşünmüştü. Ben de öyle. Ne güzel yüzüyorduk. Suda değil. Karada da değil. Aşk denizinin içinde! Ağaçlara ve tepelere ne kadar sık ihtiyaç duyarız? Fazla sık değil. Peki, kuşlara ne kadar sık ihtiyaç duyarız. Fazla sık değil. Ya dileklere ne kadar sık ihtiyaç duyarız? Fazla sık değil. Peki, bardaklara ne kadar sık ihtiyaç duyarız? Fazla sık değil. Şarap içiyoruz ve… Hayır, henüz yapmadık. Ne kadar sık bir öpücüğe ihtiyaç duyarız? Çok sık. Ve şefkat baştanbaşa bizi kapladığında, çabucak dana eti yeriz. Başka ne var ki, jambon ve biraz domuz eti ve çiğ enginarlar ve olgun zeytinler ve chester peyniri ve kekler ve karamel ve kavunun tümü. Hâlâ kalmış bir sürü kavun var. Konserve kavun. Sana ikram edeyim.”

Gertrude Stein Günümüze Katkıları

Gertrude Stein’ın bu sıralamadaki belirgin yeri, başka hiçbir kimsenin, lezbiyen kimliğini onun kadar açık ve net bir şekilde kişileştirmediğine ilişkin düşüncesini yansıtmaktadır. Ünlü bir lezbiyenin adı sorulduğunda, insanların aklına hiç istisnasız onun adı gelir. Çok az kişi onun eserlerini okumuş olmasına karşın ve Alice B. Toklaş gerçeği dışında, özel yaşamı hakkında çok az şey bilmesine karşın, Gertrude Stein, hayallerimizde, temel ve tek yerini yine de sürdürmektedir.

Bunu kaçırma!

bruno kreisky hayatı

Bruno Kreisky – Avusturya Şansölyesi

Avusturya’nın ilk Sosyal Demokrat Şansölyesi (1970-83) Bruno Kreisky, Ortadoğu’da ve Doğu-Batı çatışmasında gösterdiği barış çabalarıyla …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir