Anasayfa / Genel Kültür / Eğitim / Eğitimin Temel Nitelikleri Nelerdir?
eğitimin temel nitelikleri

Eğitimin Temel Nitelikleri Nelerdir?

İnsanların eğitilmesi sorunu daha çok eğitbilimcileri ilgilendirir. Bu yazıda genellikle günümüz toplumlarında eğitim dizgelerinin bazı temel özelliklerine değinilecektir. Eğitimin temel nitelikleri aşağıda incelenmiştir.

Eğitimde Yavaşlık

Eğitim süreci, geçmişte olduğu gibi bugün de uzun bir süreçtir. Giderek daha da uzama eğilimi göstermektedir. Bir kuşağı eğitmek ; için 15-30 yıl gerekmektedir. Söz gelimi 1973 yılında kabul edilmiş olan 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanununda öngörülen 8 yıllık temel eğitim düzeninin 1975-1976 yılından itibaren tüm yurtta uygulanmaya konulduğu varsayılırsa önce anılan yasa uyarınca ilkokul öğretmenlerini de içeren tüm öğretmenlerin yüksek öğrenim görmeleri gerekmektedir. Sonra bu öğretmenler 8 yıllık temel eği-: tim dizgesinde devreye girecekler ve 1979-1980 yılında bu düzey öğretimin birinci sınıfına kaydolacak öğrencileri okutmaya başlayacaklardır. Bu öğrenciler de en erken 18 yıl sonra, yüksek öğrenimlerini girilebileceklerdir.

Eğitimde Karmaşıklık

Eğitim, bireylerin tüm yeteneklerini geliştirmeyi hedef alır, onları toplumsal yaşamdaki tüm görevlerine hazırlar. Bununla birlikte ruhbilimin her bireyin özünlüğüne değindiği bir toplumda, ekonomik ve toplumsal örgüt giderek çeşitlenmektedir. Geçmişte-kine oranla daha çok ortak noktalar içermekle birlikte eğitim dizgesinin sunduğu uzmanlıklarla günden güne daha da karmaşık olması doğaldır, Söz gelimi bugün yalnız lise düzeyli birçok okul bulunmaktadır: Teknik Lise, Ticaret Lisesi, İmam-hatip Lisesi, Sağlık Koleji, Tapu ve Kadastro Lisesi, Lise, vb. Yüksek öğretimde bu uzmanlaşma daha da geniştir.

Eğitim Etkinliklerinin Bir Pazarının Bulunmaması

Eğitimi, özellikle yüksek öğretimi devletin parasız bir hizmet olarak sunmadığı Amerika Birleşik Devletleri, Kanada gibi ülkelerde bile eğitim, maliyet fiyatı temel alınarak satılan, alman bir hizmet değildir. Eğitim hizmeti çoğu kez ya devletçe parasız ya da maliyetiyle uzak yakın hiçbir ilişkisi olmayan bir parasal katkıya karşılık olarak sunulmaktadır. Bu nokta eğitim planlaması, özellikle bu kesime ödeneklerin ayrılmasında ve GSMH’nın öteki hizmet ya da ekonomik kesimlerde kullanılmasında büyük önem taşımaktadır.

Eğitimin Bir Hizmet Olması

Ekonomide olduğunun tam tersine, eğitim hizmetinin görülmesinde henüz makine ikinci planda kalmaktadır. Başka bir anlatımla bugünkü biçimiyle eğitim, içinde öğretmenin dolaysız eylemi bulunan bir zanaatçı etkinliğidir, öğretim personeline ilişkin soranların önemi, eğitim harcamalarının çok hızdı artış oranı, bu niteliğin başlıca sonuçlarıdır, öyleyse eğitim, ekonomik ve toplumsal kalkınmanın ayrılmaz bir parçasıdır. Ayrıca eğitimin ekonomik çözümleme açısından temel özelliklerinin bilinmesinde de büyük yarar vardır. Bu özellikleri Prof. Phillips şöyle sıralamaktadır:

1. Eğitimin, nitelikli işçilerin sayı ve değerleri konusunda dolaysız etkiler vardır. Verimliliği büyük ölçüde eğitime bağlı olan üretimin, bilgileri artırarak ve yayılmalarını sağlayarak ekonomi üzerinde dolaysız etkisi bulunmaktadır.

2. Eğitimin ekonomi üzerinde dolaylı olarak da pek çok etkileri olabilir: Nüfusun öncecilik (inisiyatif) ve buluş ruhunu geliştirmek, tüketimin yapışım iyileştirmek, ekonomik ve toplumsal akıcılığı hızlandırmak. Ayrıca eğitim dizgesi; bir toplumun kadrolarım, girişimcilerini, yöneticilerini ve teknisyenlerini bulmayı sağlayan ve değerlerini artıran bir seçme aracı da olabilir.

3. Çözümlemenin gereksinmeleri açısından, eğitim konusundaki istem, biri üretim, öteki tüketim için olmak üzere iki kısma ayrılabilir. Eğitim hem geçim kazanmaya hem de ömrünü iyi bir biçimde doldurmaya yarayan bir mutluluk aracıdır da. Profesör Schultz, Amerika Birleşik Devletlerinde eğitimin parasal verimliliğini hesapladığı zaman, eğitimin yarı yarıya bir tüketim malı olduğu sonucuna varmıştır. Gelişmekte olan ülkelerde, eğitimin tüketim yönünden kuramsal olarak daha az olması gerekir. Çünkü makro düzeyde eldeki eğitimin miktarı azdır ve ekonomik gereksinmeler daha fazladır

4. Eğitim bir tüketim malı olduğundan ve milli muhasebe hesaplarında toplumsal bir yatırım olarak kabul edildiğinden, çoğu kez ekonomik yatının etkisi unutulmaktadır. Bazı iktisatçılar, bir üretim etmeni olarak kabul ettikleri eğitim harcamaları arasında ayrım yapmaktadırlar. Bu, en azından genel öğretimin teknik öğretim için bir önkoşul olduğunu unutmak ve bir ekonomik alt yapı öğesi olarak eğitim dizgesinin etkisini küçümsemektir, öyleyse geliri, arttırmayı amaç edinin tüm ulusal eğitimin harcamaları hem ekonomik, hem de toplumsal yatırım kabul edilmelidir.

5. Eğitim nispeten uzun zamanda sonuçları alman ve değişmez anamalı (sabit sermaye) yatırımlarının çoğundan daha çabuk değerini kaybeden bir girişimdir. Bu nedenle tümüyle eğitim dizgesinin planlanması, 10-20 yıllık bir dönem içinde düşünülmelidir. Kuşkusuz bugün “devredeki” öğrenciler içinde söz gelişi, özel yetiştirme kursları düzenleyerek ya da mence (program) ve eğitbilimsel yöntemleri geçici bir süre için değiştirerek daha çabuk sonuçlar alınabilir. Okuldan daha önce mezun olanlar, hizmet içi eğitimden geçirilerek daha etkili kılınabilir. Ama kısa dönemde bu tür girişimlerin sonuçlarının çekiciliği, dizgenin uzun dönemli normal işleyişini engellememelidir. Çünkü eğitim konusunda niceliğe olduğu denli niteliğe de her an gereken önem verilmelidir.

6. Eğitim ile toplumsal ve ekonomik çevre arasında sıkı bir ilişki vardır. Eğitimin büyümesi istihdam durumuna bağlıdır. Çünkü işçiler kuramsal olarak ücretlerinin, almış oldukları öğrenim derecesine göre düzenlendiğim bilirler, öte yandan, parasal kaynakların büyük bir bölümünü harcayan eğitim, bütünün bir parçası olarak ulusal yönetim ve parasal dizgeye de bağlıdır. Bu nedenle planlama konusunda eğitimin özerk bir dizge olarak düşünülmesi olanaksızdır. Eğitim planlaması, ekonomik ve toplumsal kalkınma planı ile bütünleştirilebildiği ölçüde “diplomalı işsizlik” ile nitelikli insan-gücü yetersizliği sorunları arasında olumlu bir ilişki kurulabilir.

7. Eğitim, üretimin büyük bir bölümünü kendisi tüketmektedir. Eğitim kesimi, özellikle orta ve yüksek öğretim mezunlarına gereksinme duymaktadır.

Öyleyse ekonomik ve toplumsal kalkınma sürecinde insan kaynaklarının seferber edilmesinden ve değerlendirilmesinden oluşan tüm gönüllü ve örgütlenmiş kurumlar, hatta üretilen malların dengeli dağılımı toplumsal ve bireysel yaşamda, bireylerin ekonomik ilerleme oranında ya da daha fazla yarar sağlamalarına izin veren toplumsal ve kültürel dönüşümler, toplumsal planların kapsamına girmektedir.

Öyleyse harcamaları her geçen gün biraz daha artan eğitim kesimini planlamak ekonomik kalkınmada üretim etmenlerinden özellikle anamalın kıt olduğu gelişmekte olan ülkelerde daha da zorunlu olmaktadır.

Bunu kaçırma!

silahlı adam ölüm

Ölüm ile Başlayan Kelimeler Nelerdir?

Ölüm ile alakalı kelimeler nelerdir? Ölüm sözlük anlamı a. 1. Bir insan, bir hayvan veya …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir