Anasayfa / Kimdir / Edward Carpenter Kimdir-Hayatı
edward carpenter kimdir

Edward Carpenter Kimdir-Hayatı

Edward Carpenter, 29 Ağustos 1844 yılında/ İngiltere, Sussex Brighton’da doğdu. 1864’te Cambridge İlahiyat Fakültesine girdi ve aynı yıl diğer öğrencilerle, ilk homoseksüel deneyimlerine başladı. 1868’de öğretmenliğe seçildi, 1870’de de papazlığa atandı. Oysa üç yıl sonra, Tanrıya olan inancını yitirecek ve İngiltere Kilisesinden istifa ederek, Kuzey İngiltere’nin sanayi kasabalarını dolaşıp, konferanslar verecekti.

Yine o kasabalarda, yeni kurulmuş olan üniversite genişletme hareketinin gelişmesine yardımcı oldu. Bu hareketin amacı, üniversiteye gidemeyen insanlara hizmet etmekti. Bu hareketteki deneyimleri, politik görüşlerim sosyalizme doğru yönlendirdi ve William Morris’in, antiendüstriyel sanat ve eleştiri hareketinin savunucusu oldu.

Edward Carpenter’ın Walt Whitman İlişkisi

Carpenter’in, Walt Whitman‘ın  erkekler arasındaki aşkın ihtiraslı çağrışımlarını yansıtan şiirlerini okuması, yaşamını değiştirdi ve 1874’te Whitman’a, daha sonra göndereceği birçok mektubun ilkini yazdı. Şöyle diyordu:”Dün (kapımı tamir etmek için) genç bir işçi geldi. Gözlerinde o eski ilahi ışık vardı… Ve belki de, her şeyden çok, size yazmama o neden oldu.

edward carpenter hayatı

Çünkü deyim yerindeyse, erkek sevgisi konusunda bana cesaret verdiniz. Sürekli olarak, kalben size teşekkür ediyorum. (Ve söylemeseler de, size başka teşekkür edenler de var.) Çünkü erkeklerin, doğalarının en asil içgüdülerinden utanç duymamalarını sağladınız. Kadınlar gerçekten güzeller, ama bazıları için, başka bir aşk var ki, kadınlara duyulan aşktan da öte.”

Edward Carpenter Şiirleri

Carpenter’ın Democracy (Demokrasi) adındaki uzun şiiri, (1883. 1905’te genişletilmiştir) Whitman’ın şiirinin dilinden ve ideallerinden büyük ölçüde esinlenmişti ve bu ona birçok şey kazandırdı. Whitman, William Morris, Tolstoy ve Hinduizm’in (1890 yılında Hindistan ve Seylan’a yaptığı ziyaretin etkisiyle) bir karışımı olan, New Thought’un (Yeni Düşünce) önde gelen savunucularından biri oldu. Yeni Düşünce, Viktoryen komersiyalizmi, bunun sosyal âdetlerinin beyhudeliğini ve dininin ikiyüzlülüğünü, insan bedenini reddetmesini ve insanı aptallaştıran sınıf bölünmelerini, “kadınların, yaşamlarının her türlü doğal ve yararlı ifade biçimlerini zalimce engellemesini” açık ve net bir şekilde reddediyordu.

Edward Carpenter’ın İş Hayatı

Carpenter, 1883 yılında, miras yoluyla eline geçen bir miktar parayla, Sheffield yakınlarında Millthorpe’da bir çiftlik satın aldı. Orada, işçi kesiminden aşığı Albert Feamehough ve kan ile birlikte yaşadı. İlişkinin ütopik bir gündemi vardı: Carpenter, sınıf sınırlarını aşan aşk ilişkilerinin, İngiltere’nin başına bela olan sınıf engellerini yıkabileceğine inanıyor.

Ve rekabet yerine, işbirliği ruhunun canlandığı bir topluma yol açabileceğine sıkı sıkıya inanıyordu. Basit bir yaşam sürüyor, etten ve alkolden uzak duruyor, çok rahat giysiler giyiyor, (sandalet giymeyi o popüler  yaptı) market bahçesinde sebzeler yetiştiriyor, “exfoliation” adını verdiği şeyi. Yeni Yaşam için boşluk yaratmak amacıyla, basmakalıp âdetlerin tek tek ortadan kalkması üstlenmişti.

Edward Carpenter’ın Dostlukları

Feamehough’dan sonra, yerini, 1891’e kadar, işçi sınıfından  birçok dost edindi. 1891’de ise bir tren vagonunda, bir rastlantı eseri, George Merrill adında, Sheffield’in kenar mahallelerinden  bir gençle tanıştı. Bu ilişki, Merrill’in 1928 yılında ölümüne kadar  sürdü. Bu otuz yıl boyunca, Millthorpe’taki ev, Carpenter’dan,  kendisine rehberlik yapmasını istemek için gelen E. M. Forster M gibi homoseksüeller için, bir çeşit haç yeri haline geldi.

Edward Carpenter’ın Yazıları

Carpenter çeşitli konular üzerine bol bol yazı yazıyordu. Döneminde, çeşitli dillere çevrilen kitapları arasında, England’s  İdeal (1887, İngiltere’nin ideali), Civilization: Its Cause and Cure  (1889, Medeniyet: Nedeni ve Tedavisi), Days With Walt Whitman (1906, Walt Whitman’ll Günler) ve kendi biyografisi, My Days and Dreams (1916, Günlerim ve Rüyalanm) gibi kitaplar vardı. Aynca müzik de besteliyordu. Örneğin ünlü emekçi şarkısı England, Arise (Ayağa Kalk, İngiltere) bunlardan biriydi.

edward carpenter ve arkadaşları

Carpenter’in en önemli çalışmaları homoseksüellik üzerine olanlardı, özellikle Love’s Coming of Age (1896, Aşkın Rüştünü İspat Etmesi) ve The Intermediate Sex (1908, Aradaki Cins) idi. Bu ikind cilt, Carpenter’in “homojenik aşk” adını verdiği kavramı ortaya atmıştı. Karl Heınnch Ulrichs’in  urning teorilerinden ve aynı zamanda yerli Amerikan kültürlerinden ‘berdache’ ve ‘shaman’ figürlerinden de etkilenen Carpenter, aradaki cinsin, çifte özelliklerinden dolayı, “iki cinsin birbiriyle ilişkisinde, barıştırıcı ve yorumcu olarak, özel misyonları olduğuna” inanıyordu. Homojenik aşk, Carpenter’ın göklere çıkardığı gibi, spiritualize edilmiş ve özverili bir yoldaş bağlılığıydı. Aynı zamanda, kavram olarak da, özünü, hem tutkunun daha ince duygulara doğru yüceltilmesi özelliğine sahip, eski Yunan platonik aşkına, hem de Whitman’ın, ‘coşkulu yoldaşlığına’ borçluydu.

Edward Carpenter’ın Günümüz İdeolojisi

Carpenter daha hayalperest anlarında, aradaki cinsi, insan evriminde daha ileri bir aşama olarak görüyordu. “Doğanın gerçekleri önünde”, diye yazmıştı, “belirli bir alçakgönüllülük ve hürmet göstermeliyiz… İnsan tipinin böyle derece derece değişmesi, her zaman için ve tüm insanlar arasında, şöyle ya da böyle, bilinmiş ve farkına varılmış olmasına karşın, günümüzde sıklıkla görülmeleri…

edward carpenter mezarı

Şu anda gerçekten gerçekleşmekte olan önemli bir değişikliğin göstergesi olabilir. Aslında, ne gibi olası evrimlerin baş göstereceğini, ya da hangi yeni formların, sürekli bir yere ve değere sahip hangi yeni formların, çevrelerindeki insanlığın büyük çoğunluğundan, daha şimdiden ayırt edildiğini bilmiyoruz. Nasıl daha önceki bir evrim döneminde, işçi an, diğer iki sıradan an cinsinden hiç kuşkusuz ayırt edildiyse, aynı şekilde, şimdiki zamanda, belirli bazı yeni insan cinsleri ortaya çıkıyor olabilir. Ki bunlar, geleceğin toplumlarında önemli rol oynayacaklardır; şu an için, ortaya çıkışları, büyük bir kargaşa ve yanlış anlama ile karşılansa bile.”

Edward Carpenter’ın Yazılarının Başarısı

Carpenter’ın yazıları, diğer bazılarının yanında, seksolog Henry Havelock Ellis’i ve romana D. H. Lavvrence’ı büyük ölçüde etkilemiştir.1902’de, Oscar Wilde’in duruşmasının sonrasında, Carpenter, insanların pozitif bir eşcinsel benlik kavramına yüreklendirmek için, Iolaus’u kaleme aldı. Iolaus büyük bir olasılıkla İngilizce yazılmış ilk eşcinsel yazım antolojisiydi. Bir eleştirmen, dille, “Kulamparanın kutsal kitabı” olarak yorumlamıştı.

Edward Carpenter’ın Kişiliği

Fiziksel anlamda müthiş güzel bir adam olan Carpenter kişiliği, herkesin dediğine göre, resmen büyüleyiciydi. Onun ilk biyografisini yazan kişi, Edward Lewis, 1915’te, bize, aradaki  cinsle ilgili eski kavramlar hakkında çok şeyler anlatarak, heyecan içinde şöyle yazmıştı: “Carpenter kutsal bir adam, doğal bir aziz. Ender görülen ve çok hoş bir nezaketle süslenmiş, kendine  özgü tüm iç değişmezliğe ve cesarete sahip. Onun kendinin, Uranüs’ün (Bir Yunan tanrısı) çocuklarından birisi olduğunu söylemekle yanıldığını sanmıyorum… Maskülinite ve femininite, onda tam denge halinde. Erkek-kadın bilincine sahip birisi olduğu rahatlıkla söylenebilir… Bana mükemmel bir eşitlik için de, çok ince bir biçimde dengelenmiş bir organizma izlenimi veriyor… Maskülen beyinde bulunabilecek çok geniş bir entellektüel alana sahip. Ama aynı zamanda duyarlılık açısından tam bir kadın. Erkeğe özgü, derin bir düzen değerlendirmesine sahip. Aynı zamanda, tipik bir şekilde, bir kadında bulunan barbar, temel ruh kalitesine de sahip.”

edward carpenter babası

Edward Carpenter’ın Ölümü

Edward Carpenter, 28 Haziran 1929’da Surrey, Guildford da öldü. Bir hayalperest olan Carpenter, eşcinsel erkekler ve lezbiyenler için örneğin bilimciler, şifacılar, öncüler gibi önemli olasılıklar düşlemiş ve bunun için de, içinde yaşadığı kültürün sınırlarım zorlayarak aşmıştır. Şu anda neredeyse yüzyıllık olmuş eserleri, hâlâ, insanı canlandıracak kadar çağdaş görünmektedir. Bu yüzden de daha çok kişi tarafından okunmalıdır. O yaşamını öyle bir zarafet ve dürüstlükle yaşamıştır ki, onunla tanışma şansına erişmiş, J.A. Symonds ve E.M. Forster  gibi erkeklerin yaşamlarını, bir daha geri dönülemez biçimde değiştirmiştir. Bir çığır açan yazılarına ve karizmatik kişiliğine dayanarak onu, homoseksüel hakları hareketinin en etkileyici ilk öncülerinden biri olarak değerlendiriyorum.

Bunu kaçırma!

kim il sung kimdir hayatı

Kim İl Sung Kimdir? Kuzey Kore Eski Devlet Başkanı

Kim İl Sung, Kuzey Kore eski devlet başkanı, totaliter rejimin ve aile iktidarının kurucusudur. Doğum …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir