Anasayfa / Genel Kültür / Tarih / Dünyanın İlk Aşk Şiiri – İstanbul Arkeoloji Müzesi
dünyanın ilk aşk şiiri

Dünyanın İlk Aşk Şiiri – İstanbul Arkeoloji Müzesi

Siz hiç sevgilinize “lütfet bana dokunuşlarım” şeklinde nakaratı olan bir aşk şiiri yazdınız mı? Bu mısraları içeren bir şiir okudunuz mu? Peki bu mısranın dünyanın ilk aşk şiiri içerisinde yer aldığını söylesek?

Okumadıysanız, görmediyseniz boş yere üzülmeyin. Çünkü, 1990’da 93 yaşındayken hayatını kaybeden Amerikalı Sümerolog Prof. Samuel Noah Kramer’in, zamanında Sümer tabletleri üzerinde gerçekleştirdiği çalışmalar sonucunda, tabletlerin birinde tespit ettiği dünyanın en eski aşk şiiri Sultanahmet’teki İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde sergileniyor. Günümüzde Irak sınırları içerisinde yer alan Nippur bölgesinde 1880 yılında bulunan bu Sümer tabletindeki şiirin milattan önce 2037-2029 yılları arasında yazılmış olabileceği tahmin ediliyor.

Dünyanın ilk aşk şiiri, 74 binin üzerinde çivi yazılı tablet ile dünyanın en zengin koleksiyonlarından birine sahip olan İstanbul Arkeoloji Müzesi’ndeki Eski Şark Eserleri Müzesi Çivi Yazılı Belgeler Arşivi’nde bulunuyor.

ilk aşk şiiri

Şiiri, Sümer Kralı Şusin’e aşkını ilan eden bir rahibenin çivi yazısıyla vuslatları öncesinde “kaleme aldığı” düşünülüyor. Şiir, Sümerlerde bereket kültünün en temel simgesi sayılan Aşk ve Bereket Tanrıçası înanna ile Çobanların Tanrısı Dumuzi’nin ülkeye verimlilik getirdiğine inanılan aşk ve evliliklerine göndermeler içeriyor. Şiirde rahibe Tanrıça înanna’yı, kral ise Tanrı Dumuzi’yi simgeliyor.

Şiir, Sümer, Akad ve Hitit dillerinde yazılmış olan binlerce çivi yazılı belge üzerinde 33 yıl çalışan Türkiye’nin ilk Sümerologu Muazzez İlmiye Çığ tarafından Türkçeye çevrilmiş.

Dünyanın İlk Aşk Şiiri Nerede?

Dünyanın ilk aşk şiiri sandığınızdan daha yakınınızda. Onu görmek için Gülhane Parkı’nın girişinden sonra sağ tarafından yukarıya çıkan yola sapın ve Osman Hamdi Bey yokuşunu takip ederek 1 milyona yakın arkeolojik eserin sergilendiği İstanbul Arkeoloji Müzesi’ne uğrayın. Pazartesi hariç her gün açık olan müzede sadece “lütfet bana dokunuşlarım” diyen bir aşk şiiri yok. Sümerlerden günümüze ulaşan bir evlilik cüzdanı, nişanı bozan bir erkek hakkında alınmış bir mahkeme karan (1Ö 2035, III. Ur Dönemi, Sümerce), bir cinayetle ilgili mahkeme karan (1Ö 2112-2004, III. Ur Dönemi, Sümerce), kısa ve özlü iş mektuplan, Sümerce atasözleri var. Hammurabi kanunlarının yeraldığı çivi tabletlerin de bulunduğu müzede, Mısırlılar ile Hititler arasında 1Ö 1269 yılında imzalanan Kadeş Antlaşması metni de yer alıyor. Buralara kadar gelmişken Osmanlı’nın 7 Harikası‘nı da gezmeyi düşünebilirsiniz.

Aynca, belki de tüm zamanların en görkemli heykeltıraş işçiliğine sahip olan Büyük İskender Lahiti de müzede görülebilir. Osman Hamdi Bey’in Sayda (Sidon) Krallık Nekropolü’nde 1887 yılında yaptığı kazıda ele geçen ve ÎÖ 4. yüzyıla ait olan İskender Lahiti’ni “dünyanın en eski aşk şiiri” ile birlikte görebilirsiniz. Lahit, iki uzun cephesinde Makedonya Kralı Büyük İskender’in Perslerle yaptığı savaşlan betimleyen rölyefler bulunduğu için “İskender Lahti” adıyla anılıyor.

Evet, çok âşık olmuş, hatta dünyanın en güzel aşk şiirlerini de yazmış olabilirsiniz. Ama dünyanın ilk aşk şiirini hâlâ görmediyseniz, sevgilinizin elinden tutup, Sultanahmet’teki İstanbul Arkeoloji Müzesi’ne götürerek ona hoş bir jest yapabilirsiniz.

İlk Aşk Şiirinin Çevirisi:

Damadım, kalbimin sevgilisi, Güzelliğin büyüktür, baldan tatlı.

Aslan, kalbimin kıymetlisi,

Güzelliğin büyüktür, baldan tatlı.

Benim değerli okşayışlarım baldan tatlıdır.

Yatak odasında bal doludur.

Güzelliğinle zevklenelim,

Aslan, seni okşayayım,

Benim değerli okşayışlarım baldan tatlıdır.

Damadım benden zevk aldın.

Anneme söyle sana güzel şeyler verecektir.

Babam sana hediyeler verecektir.

Sen beni sevdiğin için,

Lütfet bana okşayışlarını.

Benim Tanrım, benim koruyucum.

Tanrı Ellil’in kalbini memnun eden Şusin’im,

Lütfet bana dokunuşlarını.”

Bunu kaçırma!

karadeniz demiryolu

İstanbul’un Kayıp Karadeniz Demiryolu

Geçmişin izlerinin hızla silinebildiği bir ülke Türkiye. Ancak bazen geçmişin izlerini örten tabakaları eşeleyip, o …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir