Anasayfa / Bilim & Teknoloji / Dünya Gezegeni Hakkında Bilgiler
Dünya gezegeninin uzaydan görünüşü

Dünya Gezegeni Hakkında Bilgiler

Dünya, astronimi bilimi çerçevesinde anlatılacak olursa, Samanyolu Galaksisi içerisindeki Güneş sistemine ait bir gezegendir, evimizdir yurdumuzdur. : )

1960’ların sonlarında Ay’a gönderilen Apollo uzay araçları Dünya’mıza bir gezegen olarak uzayın derinliklerinden bakmak için ilk imkânı sundu. 1990 yılında Voyager 7 uzay aracı, yaklaşık 6 milyar kilometre kadar uzaktaki bir noktadan bütün güneş sisteminin bir “aile fotoğrafını” çekmiştir. Dünya bu fotoğrafta, sadece birkaç piksellik minik, soluk mavi bir nokta olarak görülmektedir. Astronom Carl Sagan bu görüntüyü almış ve Pale Blue Dot adlı kitabında bu hepimizin bildiği minik noktayı anlatmıştır.

“Sevdiğiniz ve tanıdığınız, adını duyduğunuz, yaşayan ve ölmüş olan herkes onun üzerinde bulunuyor.”

diye yazmıştır.

Ay yüzeyinden Dünya
Ay yüzeyinden Dünya

Dünya aynı zamanda, üzerinde yaşam olduğunu bildiğimiz şimdilik tek gezegendir. Güneş’ten güvenli bir uzaklıkta, sıcak bir yerdir ve günümüz itibariyle 9 milyon bilinen yaşam türüne (ve daha pek çokları keşfedilecektir) ev sahipliği yapmaktadır. Geçmişte de bu sayının daha fazlasını içinde barındırmıştır.

DÜNYA HAKKINDA ÖNEMLİ BİLGİLER

  1. Güneş’e en yakın nokta: 147,0 milyon kilometre
  2. Güneş’e en uzak nokta: 152,0 milyon kilometre
  3. Yıl uzunluğu: 365,25 gün
  4. Gün uzunluğu: 23 saat, 56 dakika
  5. Eksen eğikliği: 23,5 derece

Dünya, evrimsel geçmişini öğrenmeye devam ettiğimiz eşsiz, sulak bir gezegendir. Güneş etrafındaki yörüngesiyle eşleşen eğikliği, bize yıl boyunca farklı mevsimler sunar. Bilim insanları hava durumunu, iklimi, yüzey özelliklerini, gezegenimizin oluşumunu ve güneş sistemindeki yerimizi açıklamaya yardımcı olan diğer pek çok unsuru araştırmaktadır. Gezegenimiz hakkında öğrendiklerimiz bize jeolojiyi, deniz biyolojisini, okyanus bilimini, atmosferik bilimleri, paleontolojiyi ve ana gezegenimizi tanımlayan ve diğer gezegenler hakkında daha fazla bilgi edinmemize yardımcı olan pek çok”bilim dalım” öğretir.

Dünya’nın Tarihi

Gezegenimiz yaşamına, 4,5 milyar yıl önce protosolar nebulanın (güneş sisteminin doğuşuna sebep olan bulut, bulutsu) merkezinde küçük, katı bir cisim olarak başladı. Diğer iç güneş sistemi gezegenleri gibi o da daha küçük katı cisimlerle kaynaşarak (toplanma denen bir süreç) yaklaşık olarak bugünkü boyutuna ulaştı. Yavru Dünya, yeni oluşmuş Güneş’i çevreleyen gaz ve toz bulutundaki maddelerden oluşan bir yağmura maruz kalan eriyik halde bir gezegendi. Soğudukça, devamlı olarak patlamalar yaşadı ve volkanlardan boşalan tehlikeli gazlardan oluşan bir atmosferi vardı. Doğal bir uydusu yoktu ancak güneş sistemi oluşmaya başladıktan sonra 30 ila 50 milyon yıllık bir dönemde Dünya, yaklaşık Mars büyüklüğünde bir cisimle çarpıştı ve bu olayın enkazı kaynaşarak bugün tanıdığımız Ay’ı meydana getirdi.

Ay ve Dünya
Ay ve Dünya

Genç Dünya soğuyunca, kıtasal levhalar halini alan katı bir yer kabuğu oluştu. Bu levhalar, manto katmanının tam üstünde gezinir. Mantonun altında iki kısma ayrılan çekirdek vardır: iç ve dış çekirdek. Katmanların bu oluşumuna ayrımlaşma denir ve bu sadece Dünya’da meydana gelmemiştir. Diğer gezegenlerin yanı sıra cüce gezegenlerin, Ay’ın ve bazı asteroitlerin de ayrımlaşıp katmanları vardır.

3,8 milyar yıl önce bombardıman periyodu ve sık sık gerçekleşen çarpışmalar son bulduktan ve Dünya’nın yerkabuğu soğura ya başladıktan sonra okyanuslar oluşmaya başladı, oldukça kısa bir süre içinde de ilk yaşam formları belirdi. Bunlar atmosferi oksijenle doldurdu ve zaman içinde gaz örtümüz, biz de dahil olmak üzere daha çeşitli yaşam formlarını desteklemeye elverişli hale geldi.

Dünya, diğer iç güneş sistemi gezegenleriyle birlikte 5 milyar yıl daha var olacak. İşte o zaman Güneş, şişerek kırmızı bir deve dönüşecek ve bütün güneş sistemini daha da ısıtacak. O noktada Dünyadaki okyanuslar kaynayarak buharlaşacak ve gezegen, içinde yaşam bulunmayan bir kora dönüşecek.

Dünya’nın Atmosferi ve Okyanusları

Atmosferi olan diğer gezegenler gibi Dünya’nınki de değişik gazlardan oluşmaktadır.

Dünya Atmosferinin Yapısı
Nitrojen %78,084
Oksijen %20,9
Argon %0,9340
Karbondioksit %.0,0394
Neon %0,0018
Helyum %0,0005
Metan %0,00018
Kripton %0,00011
Hidrojen %0,00005
Azot oksit %0,000032
Diğer elementler: %0,079 artı su buharı.
Dünya'nın atmosferinin katmanları
Dünya’nın atmosferinin katmanları

Atmosfer, Güneş’in yoğun morötesi ışınlarını emen koruyucu bir örtüdür. Ayrıca, sera etkisi
denen bir süreç aracılığıyla sıcaklıkların normal kalmasını sağlar. Güneş’ten gelen ısı, karbondioksit gibi gazlar tarafından emilir; bu gazlar daha sonra bu ısıyı Dünya yüzeyine yayar. Sera gazları, gezegenimizi yaşanır kılan şeydir. Fakat artık büyük miktarlarda sera gazları salarak atmosferimizi etkilemekteyiz. Bu da küresel sıcaklıkları etkileyerek, Kuzey Kutbu’ndaki buz dağlarının erimesini ve okyanusların ısınmasını hızlandırmaktadır.

Gezegenimizin neredeyse dörtte üçü okyanuslar, denizler, göller ve nehirler formundaki sularla kaplıdır. Buna hidrosfer denir. Okyanuslar uzun dönemli iklim düzenlerini ve kısa dönemli hava durumu değişimlerini etkiler; bunlar karbon döngüsünün -gezegenimizin, karbonu, atmosfer, okyanuslar ve kara arasında dolaştırmak için kullandığı yöntem- başlıca unsurudur.

Okyanuslar keşfedilmeyi beklemektedir ve deniz bilimciler okyanusların sadece yüzde beşinin keşfedildiğini hesap etmektedir. Denizaltındaki volkanlar, sıradağlar ve havzalar gözümüzün önünde olmasalar da Dünya jeolojisinin önemli bir kısmını oluştururlar.

Okyanuslar Nereden Geldi?

Dünya oluştuğunda denizler yoktu. Peki o zaman bunlar nereden geldiler? Bir teoriye göre, kuyrukluyıldız çekirdeği denen sayısız buzdan cismin dünyaya çarpması sonucu ortaya çıktılar. Bunlar, özellikle iç güneş sisteminin oluşumu sırasında çokça mevcut olduklarından rahatlıkla yeni doğmuş Dünyayla çarpışmış olabilirler. Yine de bazı bilim insanları burada kendiliğinden bir su kaynağının var olması gerektiğini öne sürmektedir. Birbirlerine kaynayıp Dünya’yı oluşturan aynı gezegen-öncesi enkazda su ve buz da mevcuttu. Yani okyanusların, Dünyayı oluşturan katı bileşenlerin içinde bulunan sulardan gelmiş olması da mümkündür.

okyanus dalga

Dünya’daki Yaşamın Kaynağı

Peki, burada yaşam nasıl başladı? Nerede başladı? Bu sorulara kesin olarak yanıt vermek zor olsa da ilk canlı varlıkların kimyasal kaynaklardan doğduğu açıktır. Bazıları, bunun sığ gölcüklerdeki organik molekül öbekleri olarak başladığını tahmin etmektedir. Bazıları da hayatta kalabilmek için su, sıcaklık ve organik (karbon içerikli) maddelere ihtiyaç duyan yaşamın okyanus tabanlarındaki volkan ağızlarında başladığını ileri sürer. Yine başka bir kısım da atmosferimizdeki karmaşık organik moleküllerin yıldırımlarla harekete geçtiğini ve bunun da yaşamın oluşmasına yol açtığını düşünmektedir. Bilim insanları burada yaşamın nasıl oluştuğuna dair soruya yanıt bulmaya çalışırken araştırma örnekleri, belirli biçimlerde bir araya gelen kimyasal elementlerden doğduğu konusunda hemfikirdir. Sadece güzel bir mekân, biraz enerji ve biraz zaman yeterliydi.

Kaynak:

Bunu kaçırma!

uzaylı resmi

Uzaylılar Var mı? Dünya Dışı Yaşamlar

Dünyanın en çok merak edilen konuları arasında olan dünya dışı yaşam ve uzaylılar var mı …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir